egeman › profil

egeman

egeman İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
TAKİP
egeman, Müjde Ar kişisine bir şeyler yazdı
egeman
egeman

kalbımızdesın senı cok sevıyoruz

2 5 Borden Borden

yaşıyo la kadın daha ne ettin sen

bu cevap silinmiş
1 Danqarous Danqarous

:)

egeman, "Watchmen": Karanlık çöplüğün horozları başlıklı yazıya bir şeyler yazdı
egeman
egeman

başka bi film izlemiş olmayasın?

egeman, Oyuncular da ‘Slumdog Millionaire’ dedi. başlıklı yazıya bir şeyler yazdı
egeman
egeman

maalesef odulleri her zaman hakeden almıyor...slumdog millionaire gerçekten çok guzel bır fılm olmasına rağmen ödülü benjamin button hakkettiğini düşünüyorum...ayrıca ''oradaolmayanadam'' için yazıyorum sean penn şimdiye kadarki en iyi performanslarından birini ortaya koymuş milk te.gerçekten çok etkileyiciydi.mickey rourke mu alır sean penn mi derseniz simdiye kadar zaten 5 adaylığı ve oscar ı bulunan sean penn yerıne mickey rourke verceklerını dusunuyorum.en iyi film oscarını da buyuk ıhtımalle ıstemesemde slumdog millionaire kazancak

egeman, Savaş Alanı. (1999) filmine bir şeyler yazdı
egeman
egeman

neyse kimse takmadı ama buldum izledim harika bir film

eginmulberry, egeman kullanıcısının açtığı neden? başlıklı foruma bir şeyler yazdı
eginmulberry
eginmulberry

kardeş galiba bu yazı cevap olabilir bir şeylere..

İclal Aydın - Vatan gazetesi 25.12.2008 tarihli yazısı

Çölde Çay
Cuma gecesi... Bernardo Bertolucci’nin efsanevi filmi Çölde Çay’ı izliyoruz. Gencecik bir Debra Winger ve geçen hafta izlediğimiz Coen kardeşlerin “Aramızda Casus Var” isimli filmlerindeki halinin aksine tepesinde şahane saçları olan yakışıklı bir John Malkovich sinema tarihinin en güzel sahnelerine can veriyorlar.

Çölde Çay dendiğinde ilk akla gelmesi gereken, aslında İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Paul Bowles olmalı. Oysa ben nedense durmaksızın Teoman ve Şebnem Ferah’ı düşünüyorum. Hani muazzam bir şarkısı vardı Teoman’ın “İki Yabancı” isimli. Çölde Çay filminde geçen iki farklı sahneden bahsederler... (Çok şahane şarkılar yapıp çok güzel yorumlasa da “Teoman çok röportaj veriyor, insanı bıktırıyor” inancım değişmiş değil.)

Filmin çok önemli bir romandan uyarlanmış oluşundan ziyade Bertolucci’nin göz kamaştırıcı rejisi ve olağanüstü kareleri ilgimizi çekiyor. 1947 yılının Kuzey Afrika’sında masalsı olduğu kadar gerçekçi bir yolculuğa çıkarıyor bizi. Bir ara DVD’nin kapağına uzanıyorum. 1990 yapımı olduğuna dair bir not görüyorum...
***
Şimdi 2008... Bitti bitiyor hatta.
Mertliğin bozulduğu bir başka nokta daha işte!
Bugün filmlerin büyük çoğunluğu bilgisayar ve animasyon destekli. Bu yeni anlatım dilini mükemmel kullanıp yepyeni bir sanat dili geliştiren olduğu gibi aksiyon filmlerini (Keanu Reeves’in son filmi Dünyanın Durduğu Gün’de olduğu gibi) tamamen bilgisayardan çıkarıp önümüze süren yönetmenler de var.
Ve tabii bir hikâyeyi “roman”a dönüştürmek için ne gerekir sorusunun yanıtı da burada... (Bence)
***
1940’lı yıllar dünyanın çok büyük, başka ülkelerin çok uzak, insanların tek eşli olduğu neredeyse bir kez aşk yaşayıp, o aşkın hatırasıyla yaşlanıp doğdukları yerde ölenlerin yıllarıydı.

Bu yüzden bir çölü, bir sabahı, bir öğleden sonrayı, bir sureti, bir sevişmeyi, bir gülüşü, bir ağacı uzun uzun tasvir etmek, uzak ülkelerin hayatlarını ve ikili ilişkilerin başka aşklara akan çıkmazlarını açlıkla okumak giderek bize uzak düşen eski bir alışkanlık artık.

Bugün Suç ve Ceza’yı ya da Anna Karenina’yı okumak için sabır (ilgi-istek) yok... Çünkü karla kaplı kuzey ülkeleri ve o trajik ölümlerin kara tren rayları bir internet tıkı ya da ucuz bir turistik program içinde ulaşılabilir eğlencelere dönüştü. Bloglardan kısa cümlelerle gezi anılarına hızlıca göz atabilir, gidilecek müzeleri, yemek yenilecek yerleri kolayca öğrenilebiliriz şimdi.

Üstelik Raskolnikov kendince haklı sebeplerle yaşlı bir kadını öldürdükten sonra vicdan azabı çekiyorsa onu bir gerzek sayar, içimizi baydığı için kendisinden şiddetle sıkılırız. Anna Karenina için yeni gelişen kötülüğü organize etme becerimizin en masumane basamağını kullanıp Facebook’ta “Anna Karenina kendinden genç erkeklere âşık olmasın canııım” grubu kurabilir ya da Anna’nın kocasını kocasından genç ve yakışıklı bir erkekle aldatıyor olduğu dedikodusunu birbirimize e-mail’le forward eder, lütfen dikkat, kendinizi koruyun başlığı ile o yakışıklı şu geri zekâlı Anna’da ne bulduysa geyiği çeviririz. Öyle ya, Anna olmasa yakışıklı Vronsky’nin bize vurulması ihtimali oldukça yüksektir!! Geçmişin roman kahramanları bugünün eğlence malzemesidir çünkü...
***
Organize kötülüğün köşelerden ve gazete sayfalarından başlayarak internette dal budak sarıp irileşen hayat ağacı bilgiyi de kısaltıp hap şeklinde sunduğundan Çölde Çay filmi tarihi bir yapıt gibi izleniyor artık... Cosby ailesinin (bugünlerde tekrar yayınlanıyor) ahlaki ve ailevi değerlere bağlı kalarak seyirciye ilettiği şahane hikâyeler de Suç ve Ceza gibi, Anna Karenina gibi “tarihi” ve “bayat” sayılıyor...

Değişimin hızı ürkütücü...

Hâlâ var mı roman kahramanlarını seven birileri?

egeman, Bir süper kahramanımız daha oldu! başlıklı yazıya bir şeyler yazdı
egeman
egeman

işte bu kadar ya watchmen şimdiye kadar yazılmış en iyi şey!!!!

erenkadir, egeman kullanıcısının açtığı Fight Club başlıklı foruma bir şeyler yazdı
erenkadir
erenkadir

Türünün tek örneği dersem sanırım düşündüklerimi yeterince anlatmış olurum..

obilgi, egeman kullanıcısının açtığı Fight Club başlıklı foruma bir şeyler yazdı
obilgi
obilgi

Benim tarzım değil.Özür dilerim arkadaşlar ama ben beğenmedim.

lowenbrau, egeman kullanıcısının açtığı Fight Club başlıklı foruma bir şeyler yazdı
lowenbrau
lowenbrau

ben çok fazla beğendiğimi söyleyemem,özellikle en sonu saçmaydı bana göree

egeman, Kedi Kadın (2004) filmine bir şeyler yazdı
egeman
egeman

cat woman ı görünce aklıma servet çetin geliyor maske falan

egeman, Burn After Reading: Öze Dönüş başlıklı yazıya bir şeyler yazdı
egeman
egeman

burn after reading in yönetmen veya en iyi filmde yarışcağını düşünmüyorum en fazla brad pitt yardımcı erkek oyuncu dalında aday olabilir belki o da.

senenin önemli filmleri ( oscarlarda yarışcak olan )
milk
the curious case of benjamin button
the defiance
REVOLUTIONARY ROAD
AUSTRALIA
SLUMDOG MILLIONAIRE
DOUBT
THE DARK KNIGHT
THE READER
GRAN TORINO
THE WRESTLER
GOOD
SYNECDOCHE, NEW YORK

bunlar internet sitelerinde adı geçen filmler fabori filmler olarak gösteriliyor bu sene

MoST_WaNTeD, egeman kullanıcısının açtığı bi türlü beğenemediğiniz klasikler başlıklı foruma bir şeyler yazdı
MoST_WaNTeD
MoST_WaNTeD

harry potter serisi benm icin...

dreamweaver35, egeman kullanıcısının açtığı bi türlü beğenemediğiniz klasikler başlıklı foruma bir şeyler yazdı
dreamweaver35
dreamweaver35

titanic de beni hiç sarmadı arkadaşlar bi de kategoriye uymayabilir ama paylaşmak istedim matrix :)

wizardofoz, egeman kullanıcısının açtığı bi türlü beğenemediğiniz klasikler başlıklı foruma bir şeyler yazdı
wizardofoz
wizardofoz

2001 uzay macerası
stenley kubrick in bu klasik kült filmini izledim elbette
ama bir de bana sorun ne kadar acı çektiğimi :)

dreamweaver35, egeman kullanıcısının açtığı kendimi çok kötü hissediyorum başlıklı foruma bir şeyler yazdı
dreamweaver35
dreamweaver35

geçmiş olsun kardeş.valla fragmanlarını izledim ikisinin de açıkçası hiç aklımdan geçmedi izlemek bu da tuz/biber oldu milyonda bir ihtimal de olsa izlemem artık...ben de aynı anlattıkların gibi olduğunu düşünmüştüm...neyse max payne geliyo telafi edersin:)oyununu seviyodun herhalde?

geralddd, egeman kullanıcısının açtığı kendimi çok kötü hissediyorum başlıklı foruma bir şeyler yazdı
geralddd
geralddd

Geçmiş olsun. Türk milleti olarak komedi filmlerinde çok kötüyüz malesef.

korfezligenc, egeman kullanıcısının açtığı Fight Club başlıklı foruma bir şeyler yazdı
korfezligenc
korfezligenc

ÇOK FELSEFİK VE ANLAMLI BİR FİLM

egeman, egeman kullanıcısının açtığı kendimi çok kötü hissediyorum başlıklı foruma bir şeyler yazdı
egeman
egeman

saol bareso fikirlerini belirttiğin için üç maymun u sabırsızlıkla bekliyoruz cidden vlla 3-5 kişiyi bu filmlerden kurtarabilirsem daha mutlu olacamm

bareso, egeman kullanıcısının açtığı kendimi çok kötü hissediyorum başlıklı foruma bir şeyler yazdı
bareso
bareso

Filmleri izlemedim ama hem anlattıklarından, hem de isimlerinden tahmin yaparak kötü olduklarını düşündüm bu filmlerin. Türk Sineması diye bu filmlere bel bağlayamayız, ben bağlamayacağım da. Boşverelim bunları. Bizim usta yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan'ın " Üç Maymun " filmi Oscar yolcusu... Biz bunları konuşalım. Zeki Demirkubuz'u konuşalım. Semih Kaplanoğlu'nu, Cemal Şan'ı konuşalım. Berkun Oya'dan bahsedelim. Konuşmaya değerli olanlar, bu yöentmenler ve onların filmleri...

Saygı ve sevgilerimle, Egeman dostum:)

mia ksk, egeman kullanıcısının açtığı Fight Club başlıklı foruma bir şeyler yazdı
mia ksk
mia ksk

Dövüş kulübünün ilk kuralı: kulüpten söz etmemek
2.kuralı:kimseye kulüpten sözetmemek
3.kuralı:Ayakkabı t-shirt yasak
4.kuralı:Dövüşler tek tek yapılır
5.kuralı:Dövüşte iki kişi vardır
6.kuralı:Biri pes derse sakatlanır ya da bayılırsa dövüş sona erer
7.kuralı:Dövüş gerektiği kadar sürer
8.kuralı:Dövüş kulübündeki ilk gecenizse dövüşmek zorundasınız :)

  • toplam: 388 kayıt