eagleon › profil

eagleon

eagleon İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
TAKİP
eagleon, Kahraman... (2002) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Olağanüstü bir başyapıt.Bu filmi beğenmeyenlerin birçoğu fizik kurallarına uymayan sahnelerin varlığından ve saçmalığından bahsediyor.Ama ne yazıkki aynı eleştiriler Matrix için yapılmıyor.Üstelik filmin daha en başında bir "Efsane" anlattığı belirtildiği halde bunu görmezden gelmek de düşündürücü.Herşey bir yana Jet Li dahil! olağanüstü bir oyunculuk gösterisi,Zhang Yimou'nun başyapıtlarından biri.En nefret eden bile Christopher Doyle'un görüntü çalışmasını es geçemez.Filmdeki görkem Truva,Büyük İskender gibi Hollywood'un süper prodüksiyonlarından hiç de aşağıda kalmadığı gibi,bu görkem filmin hiçbir anında konunun üzerine çıkmıyor.Bir efsanenin görsel karşılığı bir efsane olmuş.Kaçırılmamalıydı!

eagleon, Esaretin Bedeli (1994) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

İnanılmaz bir film.Her anında sinemanın büyüsünü hissettiriyor.Örneğin yaşlı adamın Andy'den kurtçuğu istediği sahnede onu yiyeceğini sanarak müthiş bir tiksinti yaşıyorsunuz,ama ceketinin cebindeki yavru kargaya kurtçuğu verdiğinde bir anda mutluluk duyuyor ve şevkat duygusuyla doluyorsunuz.İşte sinema bu.Görüntüler,özellikle Morgan Freeman olmak üzere tüm oyunculuklar ve inanılmaz bir sadist gardiyan.Hayatınızda görebileceğiniz en olağanüstü film.İzleyin.

eagleon, İtiraf Ediyorum (1953) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Diğer Hitchcock filmleri kadar iyi olmadığı kesin ama 1 yıldız alacak kadar da kötü değil.Bir kere konu mükemmel.Gerilmekten çok Keller'den nefret ederek izliyorsunuz filmi.Montgomery Clift'in oyunculuğuna hayran olmamak elde değil.

eagleon, Arka Pencere (1954) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Klasik bir Hitchcock filmi.Güzel bir konu,güzel görüntüler ve süper oyunculardan süper oyunculuklar.Hitchcock her filminde kullandığı röntgencilik temasını bu kez dosdoğru kullanıyor ve film sırf karşı dairelerden birinde Hitchcock'u görmek için bile izlemeye değer.

eagleon, Cinnet (1980) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Yönetmen Stanley Kubrick, yazar Stephen King, oyuncu Jack Nicholson.Ortaya bir başyapıt çıkması için daha ne gerekir?Kubrick'in tarzı olmadığını söyleyenlere katılmıyorum,çünkü adamın tarzı buz gibi.Hemen her filmi zaten gerilimin kıyısında duruyor,burada işi bir adım öteye götürmüş sadece.Overlook oteli King'in romanında canlı.Sanırım filmde de aynı durum geçerli.Psikolojik durumunuz için tehlikeli bir film.Yine de izlemeye değer...

eagleon, General Patton (1970) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Orijinal Maymunlar Cehennemi'nin yönetmeni Franklin J. Schaffner yönetiminde ve Baba'nın yönetmeni Coppola'nın senaristliğinde bir başyapıt sizi bekliyor.Filmdeki savaş sahnelerine inanamayacaksınız.Diyaloglar mükemmel.Bir de Patton'ı tanıyınca merak edip hayatını incelerseniz filmin sonunu defalarca izleyeceksiniz.Elinde köpeğiyle kırlarda dolaşan Patton aslında o kazadan kurtulamıyor.Sinemasal anlatımın doruk noktalarından biri.Açılışı da bir o kadar muhteşem.Patton'ın manyak-dahi kişiliğine hayran olacaksınız.En azından George C. Scott'ın oyunculuğu sonucu bundan kaçamazsınız.Tarihin en büyük aktör performanslarından biri olduğundan hiç şüpheniz olmasın.

eagleon, Ben Hur (1959) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Yarış sahneleri olağanüstü...Tüm vahşiliği ve gerçekçiliğiyle yansıtılmış.Ama filmin açılışına dikkat ettiniz mi?Hz. İsa'nın doğumunun tasvir edilişindeki masalsılığı?Wyler'ın neden anlatım ustası olduğunu anlamak için anahtar vazifesi görüyor.Bugün için bile bir süper prodüksiyon.

eagleon, Kızgın Boğa (1980) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

De Niro ile Scorsese işbirliğinin Taxi Driver'la birlikte muazzam sonuçlarından biri.İlk kez TV'de tesadüfen gördüm filmi.Bu adamı bir yerden gözüm ısırıyor dedim.Meğer Robert De Niro'ymuş.O andan itibaren film efsane olmak zorundaydı zaten.30 kilo alan,burnu boksör burnu haline gelen bir adam.Daha da ötesi LaMotta'dan boks dersi alıp 3 amatör maça çıkarak ikisini nakavtla kazanmak ve canlandırdığı kişiliğe "Method" oyunculuğu sonucu kendisini kaptırarak 6 ay psikolojik tedavi gören bir adam De Niro.Oscar Allah'ın emri yani.Siyah-beyaz görüntü seçimi dahiyane bir tercih.

eagleon, Sonsuz ölüm (1969) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Paul Newman ve Robert Redford,Katharine Ross'un güzelliği eşliğinde döktürüyorlar.Her anı unutulmayacak güzellikte bir film.Adı gibi sürekli bir kovalamaca,bitmek bilmiyor.Ovalarda peşlerinden gelen atlıların seslerinden, izlerken ürküyorsunuz.Yaptıkları tren soygunu sonrası Butch Cassidy ve Sundance Kid'in kendilerini yakalamak üzere toplanan kalabalığı balkonda ellerinde biralarıyla keyif içinde seyretmelerine ya da Paul Newman'ın bisiklet üzerindeki şovuna benzer bir çok eğlenceli sahnesi var.Aklınızdan çıkmayacak sonu da cabası.

eagleon, Persona (1966) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Çok sert bir film.Ses kuşağı özellikle seyirciyi rahatsız etmek için ayarlanmış izlenimi veriyor.Çok soğuk bir film.Gerek sinemasal açıdan,gerekse oyunculuklar açısından.Ama hepsi de bilinçli bir seçim.Sert ama çok sert sahneler var.Avuca çakılan çividen,kendini yakan rahibin gerçek görüntülerine kadar.Neyseki süresi kısa, yoksa dayanmak mümkün değil.Başyapıt olduğu şüphe götürmez bir gerçek.Bergman'ı tanımamak ne kadar suçsa bir sinemasever için,Persona'yı görmemek de o kadar suç.

eagleon, Oyunun Kuralı (1939) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

İzlemeden önce neden yönetmenler bu filmi ilk 10 listelerine koyarlar diye merak ediyordum.Festivalde izleyince anladım.Bugünkü sinema teknolojisinin yanında esamesi okunmaz belki.Ama o zamana göre öyle sivri dilli bir sistem eleştirisi yapmış ki...Kim kimle aşk yaşıyor belli değil.Hizmetçi,efendi,zengin,fakir...Herkes aşk peşinde.Aşk dediğime bakmayın.Hepsi günlük ilişkiler.Kimsenin kimseye aldırdığı yok.Çünkü herbiri aynı suçluluk duygusu içinde ve birbirlerini görmezden geliyorlar."Oyunun Kuralı"na uyuyorlar.Av partisinde tavşanların katliamı da bu insanların acımasızlığına,ruhsuzluklarına bir başka kanıt.

eagleon, Macera (1960) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Anna'nın akıbeti meçhul.Bir yerden sonra film yepyeni mecralara akıyor.Suçluluk psikolojisiyle aşk yaşayan iki kişinin ilişkisi.Başka bir aldatma ve affetme.Antonioni'nin sinemasını ve Monica Vitti'nin su gibi temiz güzelliğini keşfedin.

eagleon, Etki Altında Bir Kadın (1974) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Ailesini çok sevmekten başka derdi olmayan, tertemiz kalpli bir kadının zaman zaman çok komik anlara neden olan dramı.Aşırı saf bir kadı,kötülük düşüncesi yok.Akıl hastanesi dönüşü kocasının onu eski (güya deli!) haline döndürme çabaları da yukarıdaki tesbiti doğruluyor.Hayatımda gördüğüm en mükemmel aktris kompozisyonu Cassavetes'in eşi Gena Rowlands'a ait.Neden Oscar'sız geçiştirmiş saygıdeğer Akademi üyeleri,anlamak mümkün değil!

eagleon, Ucuz Roman (1994) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Yeni bin yılın Orson Welles'i Tarantino'nun Yurttaş Kane kadar etkili başyapıtını görün.Filmde kahraman yok.Ya da kahraman sandığınız kişilerin orta yerlerde başlarına gelenleri görünce kimin filmin kahramanı olduğunu sorgulamaya başlayacaksınız.Olağanüstü zenginlikte bir oyuncu kadrosunun kusursuz performansları,Uma Thurman'ın doyumsuz güzelliği de cabası.Kısa kısa öyküler anlatan bir film.Hikâyenin serbest kurgusu ortaya eşsiz bir yapıt,bambaşka bir film çıkarıyor.Son 10 yılın en iyi filmi.

eagleon, Mor Yıllar (1985) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Spielberg'i Jurassic Park, E.T. gibi bilmkurgulardan ya da Oscarlı Schindler'in Listesi Er Ryan'ı Kurtarmak gibi filmlerden mi tanıyorsunuz sadece?Adamın pek az bilinen (en azından bizde öyle) bir başyapıtı daha var:Mor Yıllar.Eğer kalbiniz bu iki kızkardeşin acılarına dayanabilecek kadar sağlamsa izlemek için hiç beklemeyin. "Yok,dayanamam" diyorsanız sakın izlemeyin.Ne kadar taş kalpli olursanız olun yüreğiniz parçalanacak,bir yerden sonra gözlerinizden akan yaşlara siz bile inanamayacaksınız.

eagleon, 400 Darbe (1959) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Filmin sinema tarihinin en iyilerinden olmasından daha dikkate değer olan şu:François Truffaut dünya sinemasını temelinden değiştiren Fransız Yeni Dalga akımının en önemli temsilcilerinden ve 400 Darbe onun ilk filmi.Yönetmenlikten önce Cahiers du Cinema dergisinde sinema yazıları yazıyor ve o günkü Fransız sinemasını yerden yere vuruyor,en sivri dilli eleştirileri yazıyor.Adama demezler mi:"Daha iyisini yapabiliyorsan sen film çek" diye.O da bunu yapıyor ve ortaya bir başyapıt çıkıyor.Antoine Doinel'in serüveni Truffaut'nun yaşamından izler taşıyor.Çünkü en azından yönetmenin de çocukluğunda ıslahevinde kaldığı biliniyor.Filmin masalsı bir havası var.Keşfetmeye değer.

eagleon, Kuşlar... (1963) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Her ne kadar bugünün seyircisine korkunç gelmese,hatta komik gelse bile,korku sinemasının başyapıtlarından.Filmi izledikten sonra birkaç kargayı bir arada görüp de korkanları tanıyorum gerçekten de.Kuşların sebepsiz yere insanlara saldırmaları fikri bile korkunç.Hitchcock saldırı anlarında zamanın teknolojisini elinden geldiğince kullanmış.Bu sahnelere burun kıvıranlar unutmasınlar ki,Hitchcock'un elinde bilgisayar ya da efekt teknolojisi yoktu.

eagleon, Gizli Teşkilat (1959) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

Hitchcock'un en iyilerinden. Cary Grant, suçsuz olduğu halde bunu bir türlü anlatamayan Hitchcock kahramanlarına mükemmel bir örnek teşkil eden performansıyla büyülüyor, battıkça batıyor. Tarlalarda uçakla kovalanışı ise ancak Hitchcock'tan beklenmesi doğal olabilecek bir sahne. Uçak dibine gelene kadar kurban olduğunu anlamaması çok komik. Filmdeki casus hikâyesi de mükemmel.

eagleon, Baba 2 (1974) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

İlk filmi görüp de büyülenenlerden misiniz? Emin olun daha iyisi var: Baba II. Öyle muhteşem bir hikâye anlatımı var ki filmde: İlk filmde düşüşe geçen Vito'nun yükselişi anlatılırken, ilk filmin parlayan yıldızı Michael Corleone'nin düşüşü, mafya olmadığını söyleyen adamın kardeş katili olana kadarki öyküsü kusursuz bir biçimde anlatılıyor. İki dev aynı filmde klaslarını konuşturuyorlar. Yardımcı oyuncu Oscar'ını alan De Niro başrolden az değil.

eagleon, Yurttaş Kane (1941) filmine bir şeyler yazdı
eagleon
eagleon

iroache'nin yorumuna yüzde yüz katılıyorum. 2 kez TV'de,1 kez de İstanbul FF'de seyrettim ama doyamadım izlemeye. Aklım almıyor. Bu filmi yapan 26 yaşında biri. Welles, Kane'in gençliğini de,orta yaşlarını da, yaşlılığını da mükemmel canlandırıyor,senaryoda da payı var; yapımcılığında da. Üstelik yönettiği ve oynadığı ilk film ve sinema tarihini değiştiriyor. İzleyin mutlaka. Sinema yazarları da,eleştirmenler de,sinema tarihçileri de haklılar. İzlemiyorsanız siz yanılıyorsunuz.

  • toplam: 24 kayıt