baran34 › takip

baran34

baran34 İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
  • toplam: 686 kayıt
baran34, Vampir Cehennemi (2010) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Normalde vampirli zombili filmlerden hazzetmem. Bundan 30 yıl önce Top Gun filminde Tom Cruise ile beraber oynamış güzellik abidesi Kelly McGillis'in yaşlanmış halini görünce ve bu filmde oynadığını öğrenince bu yapımı izledim. Açıkçası eli yüzü düzgün bir film olmuş. Yönetmen Jim Mickle'ın ve senarist oyuncu arkadaşı Nick Damici'nin de tecrübesizliği gözönüne alındığında başarısız bir film olacağı öngörüsü bu filmle yok oldu. Nick Damici'yi ilk defa izledim. Al Pacino ve Anthony Hopkins karışımı bir oyunculukla üstün bir performans sergilediğini söyleyebilirim. Filmin ağır temposu ve konusunun saçmalığı dışında izlenilebilir.

baran34, Deep in the Valley (2009) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

1960'lı yılların yakışıklı jönü Fabian Forte'nin oğlu olan Christian'ın yönetmenliği yaptığı film +18 tarzında fantazi bir yapım. Oyuncu kadrosunda "Moneyball" filminde de oynamış Chris Pratt, sosyetik ikon Kim Kardashian(sadece 1 dk) ve Martin Sheen'in karısı Denise Richards gibi oyuncuların olmasına rağmen ne amaçla çekildiği malum değersiz bir film. Uyarı; ailecenek izlemeyin..

baran34, Yenilmezler: Ultron Çağı (2015) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Avengers'in ilkinde kahramanların çokluğundan yönetmen sırf karakter tanıtımı yüzünden neredeyse filmin ilk yarısını heba etmişti. Bu sefer film başlar başlamaz aksiyon tam gaz gidiyor. Filme iki yeni kahraman katılıyor. İkizler. P. Maximoff yani "Quiksilver" karakterini Aaron Johnson canlandırıyor. Kızkardeş "Wanda" yı ise Elizabeth Olsen oynuyor. Açıkçası bu ikili gereksiz olmuş. Hele ki Aaron Johnson'un hem oyunculuğu vasattı hemde karakter rolü saçma ve başarısızdı. Film yaklaşık 1.5 milyar $ hasılat elde ederek yapımcısının servetine servet katmaya devam etmiş. En yüksek meblağı alan R.Downey Jr. filmde neredeyse rolü yoktu. Serinin üçüncüsünde yeni kahramanlarda ekleneceği düşünülürse bütçe 400 milyon $ olabilir. Hasılatta ise 2 milyar $'ı görmemiz muhtemel.

baran34, Tron Efsanesi (2010) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

İlk Tron filminin üstünden yaklaşık 30 yıl geçtikten sonra "Tron Efsanesi" adıyla yeniden yeni kuşak gençlerin ilgi odağı olmuş durumda. Walt Disney'in üçüncüsünüde 2018 yılında gösterime sokacağını düşünürsek geçte olsa seri olacak gibi görünüyor. İlk film her ne kadar başarısız olarak lanse edilsede internetin hatta microsoftun ortalarda olmadığı bir zaman diliminde efektleri ile çığır açmış bir yapımdı. İkincisi olan bu film ise çok şanslı. Çünkü hali hazırda binbir çeşit yazılımlar ile harikulade efektlerle yapılan filmler artık sıradan bir hal aldı ve bu yapımda bu nimetlerden faydalanmısını bilmiş. Kadroda Jeff Bridges haricinde kayda değer bir oyunculuk yok. Bu filmden haz duymak ve anlamak için kanımca ilk yapım olan 1982 gösterimli Tron filmini izlemek gerek. Pek tabii filmden sıkılanlar olacak. Görsellik ve elektro müziğin ritmine kendinizi bırakmanız yeterli..

baran34, Doomsday Prophecy (2011) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Televizyon için çekilmiş Kanada yapımı bir film. Kayda değer bir kadrosu ve konusu yok. Moai heykelleri ile ilgili bir ritüelden yola çıkılarak bir senaryo oluşturulmuş.Efektler çok basit hatta komik denecek kadar başarısız. İzlenilecek tarzda bir film değil.

baran34, Kidnapping Freddy Heineken (2014) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

2011 yapımı Hollanda menşei olan orjinal filmin remake olarak tekrar çekimi. Kadroda Alfred Heineken'i canlandıran efsane oyuncu Sir Anthony Hopkins, Jim Sturgess ve Sam Worthington gibi kalibresi yüksek oyuncuların olmasına rağmen öncülünün gölgesinde kalmış. Bazı sahneleri tıpatıp kopyala yapıştır yapmışlar. Sadece konusunu biraz değiştirmişler. Ama final sahnesinde ki açıklayıcı bilgiler ilk filmde olmadığı için aydınlatıcıydı. Eğer ilk defa izleyecekseniz 2011 yılında çekilen "The Heineken Kidnapping" filmini izlemenizi salık veririm.

baran34, De Heineken ontvoering (2011) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Hollanda'nın uluslararası üne sahip ünlü aktörü Rutger Hauer'in dünya devi Heineken şirketinin sahibi kaçırılan işadamı Alfred Heineken'i canlandırdığı bu yapım, 2014 yılında gösterime giren ünlülerle dolu kadrolu (özellikle Anthony Hopkins) filmden daha çok beğenildi.
Filmin gerçek bir hikayeye dayanması izleyici daha bir cezbediyor. Prodüksiyonun zayıflığına rağmen film akıcı bir tempo ile devam ediyor. Final sahnesi biraz cılız kalsada izlenmeye değer. Aslında ibretlik bir konusu var. Kolay yoldan para kazanma heveslisi bir kaç gencin başından geçenler muhakkak izlenmeli.

baran34, Godzilla (2014) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Bizde ki Vangölü canavarı neyse Japonya'da Godzilla aynı şey. Bu türlü kurmaca hikayeler bundan 30 ya da 40 yıl önce çekilseydi aaa! ya da uuu! nidaları ile karşılanabilirdi. Ama günümüzde böyle eskimiş canavar hikayesi, yapımı 1-0 geriden başlatıyor ve izleyici haklı olarak sıkılıyor. Teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanmasına rağmen hatta Bryan Carnston'un usta işi oyunculuğuna rağmen emekler heba oluyor. Yine de sayısız defa remake olarak çekilen bu sevimli! canavar gişelerde yapımcıların yüzünü güldürüyor. 160 milyon $ bütçe ayrılan film 550 milyon $ hasılat elde etmiş. Aaron Johnson'a gelirsek; İngiliz oyuncu son zamanlarda dev bütçeli filmlerde başrol oynamaya başladı. Zamanında yüzünün güzelliği nedeniyle oynayan oyuncu sanırım yapımcıların ona oyunculuğunun vasat olduğunu en azından vücudunu geliştirip vurdulu-kırdılı rollerde oynatılması yönündeki telkinler itibarı ile kaslı bir bünyeye sahip olmuş. Zaten A:Age of Ultron filminde gayet iyi geliştirmiş bu yönde kendini.
Konusu bilindik olan filmi efektleri ve aksiyonları sevenlere tavsiye ederim. Fakat mantık hatalarından huylananlar izlememeli.

baran34, Kaptan Amerika: Kış Askeri (2014) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Serinin ilk filminden daha atraksiyonu bol ve kaliteli bir yapım olmuş ama bir alex değil.. Falcon karakteri çok saçma ve gereksiz olmuş. Steve Rogers ilk filme nazaran daha bir işlevsel. Robert Redford bu tarz roller için biçilmiş kaftan. Akbabanın 3 günü filminden beri hayranım oyunculuğuna. Bu arada "Captain America" karakterini çizgi roman olarak ortaya çıkmasına vesile olan efsane "Stan Lee" filmde güvenlik görevlisi! rolünde cameo olarak arz-ı endam ediyor. Bu film aynı zamanda "Avengers:Age of Ultron" filmininde öncülü niteliğinde(bkz. filmin jeneriği). Eğlencesi bol olan yapımda "Marvel's Avenger" daki gibi espri diyalogları beklemeyin.

baran34, Yenilmezler (2012) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Marvell şirket bünyesinde ne kadar çizgi roman kahramanı varsa potpori tarzında aynı sepete atıp film yapmış. Her bir kahramanın kendine ait hali hazırda filmi var. Iron man,Thor,Hulk ve Captain America filmin başrollerinde. Senarist her birine ayrı kurgu yaparken bir hayli kafası karışmış. Fakat karakterlerin espritüel özeleştiri yaptıkları sahneler gülümsettiriyor izleyiciyi. Marvell tarihinin en iyi gişe yapan bu yapımı firmaya 1 milyar 650 milyon dolar ciro elde ettirdi.(dvd ve blu-ray satışları dahil). Bu sene serinin ikincisi olan "Winter Soldiers" çıktı ve üçüncüsüde yolda.
Filmin öyle öznel bir konusu yok. Bilindik Holywood klişesi. Uzaylılar dünyaya saldırır. Amerikan çizgi roman kahramanlarıda biraraya gelir ve dünyayı kurtarır tarzı bir senaryo.
Ama film kendini izlettiriyor. Sonuçta 220 milyon $ bütçesi ile teknolojiden ve en klas oyunculardan kurulu bir kadrosu var. Eğlence amaçsa izleyin. Yoksa hayatın anlamını filmden çıkartmaya çalışacaksanız "Interstellar" tarzı filmleri izlemenizi tavsiye ederim. 10 üzerinden 6.

baran34, İlk Yenilmez: Kaptan Amerika (2011) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Kadro ve bütçe çok iyi. Fakat miadı dolmuş bir çizgi roman karakterini günümüze adapte etmek abesle iştigal. Marvel bunu bizden daha iyi biliyor. Bu yüzden gişede asıl bombayı bu filmin devamı sayılabilecek "The Avengers" filmine sakladıklarından bu filmimiz bir nevi altyapı oluşturma açısından imali uygun görülmüş. Chris Evans karizmatik ve yakışıklı bir oyuncu. Tommy Lee Jones ise filmin deneyimli oyuncu yükünü sırtlanmış ve iyi de oynamış. Fakat dediğim gibi konusu ve kurgusu çok demode. Seri tamamlamak ve biraz eğlenip vakit geçirmek için izlenir.

baran34, Göster Gününü 2 (2013) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Matthew Vaughn sayesinde bir fenomen film tam yaygınlaşacakken Jef Wadlow gibi piyasada esamesi okunmayan birine seri teslim edilirse sonuç başarısız olur. Bu film izlenmez anlamına gelmiyor tabii ki. Film eğlenceli. Fakat ilk filmin başarısının altında ezildiğini söylemekte yarar var. Bence Hit Girl'e ayrı bir seri çektirilmeli. Hem sempatik hem de büyümüş güzelleşmiş. Aaron Johnson bu filmde hem kendisi hem de Dave Lizewski olarak çok sırıttı. Başrol hiç yakışmıyor ona. Serinin devamı çekileceğine dair söylentiler var umarım tekrar Matthew Vaughn'a çektirirler.

baran34, Kick-Ass (2010) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

20 yıllık yönetmenlik kariyerinin ilk 10 yılında esamesi okunmayan Matthew Vaughn son 5 yılda X-Men ve Kick-Ass serileri gibi filmlere imza atarak en iyi yönetmenler sınıfına girdi. Kick-ass filmi aslında kendini tiye alan ve bazı çizgi kahramanlara gönderme yapan bir film. Aaron Johnson'u Dave Lizevski rolü ile Kick-ass karakterinde izliyoruz. Çok vasat bir oyunculuğu olmasına rağmen başrolü ona vermeleri garip. Aslında Red Mist karakterini oynayan C. Mintz-Plasse'ye Kick-ass rolünü vermişler ama sonra bu şekilde uygun görmüşler. Bence filmin tek kahramanı Hit Girl. Bu karaktere 5 filmlik seri çıkar. Hem şeker hem kahraman. Chloe Grace-Moritz'i "Big Momma's House" filminde bücürük bir kız çocuğu rolünde izlemiştim. Ekranlara yakışan bir siması ve mimikleri var. Çok sempatik. Şimdilerde genç bir kız ve yapımcılar tarafından havada kapışılıyor. Nicholas Cage'ide filmde Big Daddy rolünde izliyoruz. Yaşlanmış ama filmde onun ustalığı hemen hissediliyor. Kick-ass korsan indirmeler olmasa herhalde rekor kırabilirdi. Torrent sitelerinde aylarca favori filmdi ve milyonlarca indirme yaşandı. Buna rağmen tüm dünyada 100 milyon $ gişe hasılatı ve artı 40 milyon $ dvd, blu ray sattı.Film eğlenceli bir 2 saat vaadediyor.

baran34, Anna Karenina (2012) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Başarılı yönetmen Joe Wright'tan bir dönem filmi. Leo Tolstoy'un tarihin en iyi romanı olarak 125 seçkin yazar tarafından seçilen bir hikaye. Anna Karenina. Kitap çok kalın. Haliyle filme tıpatıp uyarlamak imkansız. Özet noktaları espritüel ve teatral bir şekilde ele almış yönetmen. Oyunculuklar ise Keira Knigthley'ın soğuk mimikleri hariç fena değil. Matthew Macfadyen diğerlerinden rol çaldığını söyleyebilirim. Aaron Johnson'ı Kont Vronsky rolünde çok vasat buldum. Tolstoy'u bir nebze anlamak adına izlenebilir. Kerem Akça'yı ilk defa bir filme 9.9 puan verdiğini görünce izledim. Bir bildiği var herhalde.

baran34, Vahşiler (2012) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Oliver Stone'un kafası çok karışmış belli ki, film zaten çorba olmuş. Finali bile kafa karışıklığından çiftli çekmiş. Eleştirmenlerden biri demişti, "dağ fare doğurdu" diye. Haklı. Böyle geniş ve seçkin kadro elinde olacak ve 45 milyon $ prodüksiyon bütçesi önüne sunulacak Oliver amcamız da böyle mahvedecek.
Filmin tek pozitif unsuru "Benicio Del Toro". Adam oscarlık performans sundu. Zaten "Lado" karakteri fenomen olmuş. Salma Hayek ve John Travolta'ya üzüldüm. İkisi de yaşlanmış.
Filmin konusu ve işlenişi çok saçma. Elena karakteri dolu su bardağına atılmış zeytinyağı gibi. Hiç filmin kurgusu ile kaynaşamadı bir türlü. Hele ki Lado'ya fırça attığı sahne zorlamaların zorlamasıydı. Çok sırıttı.
Taylor Kitsch elinden geleni yapmış ama Aaron Johnson oynadığı sayısız cılız İngiliz yapımlarının bile çok altında bir performans sergilemiş. Sanki biri onu zorla oynatmış gibiydi.
Velhasıl kelam Lado'nun hatrına 10/5.

baran34, Hizmetkar Albert Nobbs (2011) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Glenn Close'un 6. kere oscara aday olmasını sağlayan yapım da onu hem oyuncu hem de yapımda görüyoruz. Aslında bu hikayeyi beyazperdeye taşımak onun hayaliydi. İlk defa bu karakteri 1982 yılında tiyatroda sahnelendiğinde kapalı gişe oynamıştı. Role o kada bütünleşmiş ki içeriğini bilmesek hiç yadırgamıyacağız. Glenn Close'u yaklaşık 10 yıl süren "Simpson Ailesi" dizisinde anne Simpson yani Mona olarak izlemiştik. Yönetmen ise dünyaca ünlü nobel ödüllü yazar Gabo'nun oğlu Ricardo Garcia. Yönetmen filmin ruhuna uygun olarak birkaç film önceden yönetmişti zaten.
İrlanda yapımı olan filmde gişe kaygısı yok. 8 milyon $ bütçe ayrılan filmde; 3 dalda oscara aday olmasına rağmen tüm dünya gişe geliri sadece 5 milyon $ oldu. Aaron Johnson ve Mia Walkowski'nin de kadroda yer aldığı yapım dram ağırlıklı. İrlanda'nın da 19. yüzyıl da ki kaotik karamsar ortamı ile dram iyi örtüşmüş. O yıllarda kadının bir değeri olmadığından hayatını idame ettirebilme adına erkek kılığına bürünen Albert Nobbs'a insan üzülüyor. Filmin ağır temposu tek negatif yanı. Birde kadro daha iyi olabilirdi. Dram sevenler izlemeli.

baran34, Sinir tanimayan (2009) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

John Lennon'un efsane olmadan önceki gençliğinden daha doğrusu 17 yaşında Beatles grubunu kurma aşmasında olduğu dönemin beyazperdeye aktarılmış bir yapımı. Paul McCartney'i oynayan ufaklık iyi benzemiş. Ama Aaron Johnson hiç ama hiç John Lennon'a benzemiyor. Lennon kavisli sivri burun ve siyah gözlü. Oysa Aaron Johnson mavi gözlü ve hokka gibi burnu var ve çok yakışıklı. Acaba bu seçim yönetmen Sam Taylor Wood'un onu gözüne kestirmesinden kaynaklanıyor olmasın. Çünkü film setinde kıvılcımlanan alev kendinden 23 yaş küçük biriyle evliliğe kadar götürdü. O yüzden oyunculuğu bir tarafa John Lennon'a hiç benzememiş. Filme gelirsek; John'un gençliğinde annesi yerine teyzesi Mimi tarafından büyütüldüğünü fakat serkeş bir hayat tarzının olduğunu gözlemliyoruz. Gerçek yaşamında böyle rezil bir yaşantı sürdümü bilemiyorum ama film sanki imajını zedelemiş. Gerçi yönetmen bir açıklamasında senarist ile hikayeyi beyazperdeye uyacak şekilde adapte ettik demişti.
Açıkçası John Lennon hayranı değilseniz ya da rocker değilseniz filmi hiç tavsiye etmem. Zaten ben Anne-Marie Duff var diye izlemiştim. Filmi tek başında domine etmiş. Bu rolle İngiltere'de en iyi yardımcı aktris ödülüne aday gösterilmiş ama alamamış. O da olmasa film hiç çekilmezdi.

baran34, Ölüm Odası (2010) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

İngiliz yapımı ve yönetmen korku filmlerinin Japon yönetmeni Hideo Nakata. Fakat bu yapım korkudan ziyade sanal ile gerçek yaşamın birbirine geçmiş halinin beyazperdeye yansıtılmış bir gerilim filmi.
Chatroom ne hikmetse Türkçe'ye çevrilişi "ölüm odası" olmuş! Chat kavramını 1990 sonrası doğan gençlik bilmez. Yani film demode bir konuyu ele almış. Bundan 15 sene önce çekilmiş olsaydı herhalde gişe de çok başarılı olurlardı. Çünkü o zamanlar mIRC, ıcq ve camfrog gibi çok popüler chat odaları vardı. Filmin asıl konusu bu odalarda iyi ve kötü kullanıcıların birbirleri ile olan muameleleri desek doğru bir tanımlama olur herhalde. Aaron Johnson'u ilk defa tutarlı bir filmde başrol olarak görüyoruz. Rolünün hakkını vermiş diyebilirim. Yalnız filmi büyüklere tavsiye ediyorum(içeriğindeki konular gereği). İnternetin aslında şu modern çağda daha da tehlikeli bir hal aldığı gerçek bir vaka. Film ayrıca bu konuya da el atmış. İzleyip ibret almak gerek.

baran34, En Iyisi (2009) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Hüzünlü bir Pierce Brosnan filmi. 6 milyon dolar bütçe ile çekilen film toplamday yarım milyon dolar bile gişe etmemesine rağmen eleştirmenlerden geçer not almış bir yapım. Tabii bunda sadece 19 kopya ile gösterime girmiş olması en büyük etken. Bennett rolündeki Aaron Johnson filmde çok kısa bir rolde. Bennett kız arkadaşı ile araba kazası geçirir ve ölür. Ailenin geride kalanları onun yokluğunda vicdan muhasebesi yaparlar. Dram ağırlıklı yapımı sırf Pierce Brosnan ve Susan Sarandon'un oyunculukları için de olsa izleyin.

baran34, En Iyisi (2009) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Hüzünlü bir Pierce Brosnan filmi. 6 milyon dolar bütçe ile çekilen film toplamday yarım milyon dolar bile gişe etmemesine rağmen eleştirmenlerden geçer not almış bir yapım. Tabii bunda sadece 19 kopya ile gösterime girmiş olması en büyük etken. Bennett rolündeki Aaron Johnson filmde çok kısa bir rolde. Bennett kız arkadaşı ile araba kazası geçirir ve ölür. Ailenin geride kalanları onun yokluğunda vicdan muhasebesi yaparlar. Dram ağırlıklı yapımı sırf Pierce Brosnan ve Susan Sarandon'un oyunculukları için de olsa izleyin.

  • toplam: 686 kayıt