baran34 › takip

baran34

baran34 İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
  • toplam: 686 kayıt
baran34, Andala Ramudu (1973) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Ünlü oyuncu Akinneni Agarjuna'nın babasının başrolde oynadığı film remake olarak çekilen 2006 yapımından daha iyi

baran34, Sankranthi (2005) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

4 erkek kardeşin en büyüğü olan Raghavendra (Venkatesh) Anjali'ye (Aarthi Agarwal) aşık olur ve evlenmek ister. Fakat ailesine ait market belediye tarafından yıkılınca tüm hayalleri suya düşer. Evlenebilmek için çalışmaya başlar. Film kardeşler arasındaki ailevi ilişkileri konu alan dram ağırlıklı bir film. Tollywood sektöründe iyi bir gişe rakamı yakalamasına rağmen ben sevemedim. Bir tek Pamukkale travertenlerinde çekmiş oldukları sahne ile antik harabelerimizde çekmiş oldukları sahne hoşuma gitti. Venkatesh en iyi oyuncuydu diyebilirim. Uzun ve sıkıcı bir film.

baran34, Soggadu (2005) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Normal yaşamda da sevgili olan Tarun ve Aarthi Agarwal'in başrollerinde oynadığı film romantik bir yapım olmaktan çok dram ağırlıklı. Film gişede her ne kadar başarı sağlamış olsada senaryosu saçmalık. Ravi (Tarun) sinemada Swati (A. Agarwal) ile karşılaşınca aşık olur. Fakat bir tabu gereği Swati yüzüğünü verdiği Chandu (Jugal Hansraj) ile evlenmesi gerekmektedir. Ravi istemeyerekte olsa onun bu dileğini yerine getirmesi için mafyavari abisi Subbaraju'nun evinden onu kaçırır.

baran34, Narasimhudu (2005) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Filmin başından sonuna kadar saçmalık derecesinde zorlama kurgu ile dolu. Zaten başrol oyuncu Junior N.T. Rao'dan hiç hazzetmedim. Amisha Patel ve Sameera Reddy bu filme fazla. Nasıl oynamışlar bu filmde hayret. Filmin kötü karakterlerinden Pothuraj rolünde oynayan Kalabhavan Mani geçen ay 45 yaşında aşırı alkolden ölmüş. Puneet Isaar diğer kötü karakter rolünde gayet iyiydi.
Filmin konusu; bir grup mafya bozuntusu köyün birinde Narasimhudu'nun ailesini öldürürler. Narasimhudu (junior NTR) büyüdüğünde intikam almaya çalışır. Narasimhudu'nun kelime anlamı aslan gibi insan demekmiş. Mantık hatası filmde o kadar çok ki mantıksız hata bulmak zor. İzlenmeye değmez.

baran34, Nenunnanu (2004) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Anu (Shriya Saran) ve Shruti (Aarthi Agarwal) birbirlerine bağlı iki kızarkadaşlarıdır. Birgün yolları Venu (Nagarjuna Akkineni) ile çakışır. Karşılarına sayısız düşman çıkar. Venu aynı zamanda zengin olduğu kadar gönlü de zengindir. Bu iki kız gönüllerini Venu'ya kaptırmıştır. Kadro derinliği olan, dansları ve müziğinin yanı sıra aksiyon olarak saçmalık derecesinde kavgalar yeralmakta. Sürenin 2.5 saat olmasıda insanı bıktırıyor. Yine de orta karar bir Telugu filmi.

baran34, Veede (2003) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Ravi Teja, Aarthi Agarwal,Reema Sen ve Sayaji Shinde'nin başrollerinde olduğu bir yapım. Konusu; Edukondalu ve Mangatayaru köylerindeki fabrikanın atık sularının nehirlerine karışması üzerine Hyderabad'a giderek aynı zamanda hemşerileri olan bakandan yardım isterler. İşin içinde farklı işler olduğunu anladıklarında iş işten geçmiştir.
Oyunculuklar ve senaryo sıradan. Buna filmin yaklaşık 3 saatlik süresi de eklendiğinde sıkıcı oluyor. Filmin finali ve dansları dışında kayda değer bir yapım değil.

baran34, Vasantham (2003) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Başrollerini Venkatesh ve Aarthi Agarwal'ın paylaştığı "Vasantham" bir dram filmi. Her Hint filminde olduğu gibi dans ve müzik es geçilmemiş. Venkatesh Telugu filmlerinin vazgeçilmez bir oyuncusu. Fotojenik bir yüzü ve karizmatik bir vücut yapısı var. Geçen yıl ölen Aarthi Agarwal ise Nandini rolü ile ona filmde karısı rolünde eşlik ediyor. İlginç bir anektot. Bu ikili 3 sene önce de bir filmde oynamışlar. Bu filmde Aarthi yine "Nandini" ismi ile oynamıştı. Sıkılmadan izlenilecek bir film.

baran34, Palnati Brahmanayudu (2003) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Seyrettiğim en saçma telugu filmi. Bir kere "Bhavani Prasad" rolündeki Balakrishna Nandamuri hiç ama hiç başrol oyuncusu olabilecek nitelikte değil. Mukesh Rishi olsa evet. Yada filmde figüran rolünde oynatılan Jatan Grewal. Demek ki Tollywood'da da kast sistemi işliyor. Senaryo ve hikaye saçma ama oyunculuklar daha saçma. Sonali Bendre ve Aarthi Agarwal'de olmasa film hiç çekilmez.

baran34, Indra (2002) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Parachuri kardeşlerin senaryosunu yazdığı B. Gopal'in yönettiği filmde kadro çok iyi. Prodüksiyon sağlam olunca gişede başarıda geliyor. Telugu dilinde çevrilmiş filmler içinde ilk kez 3 crore sınırını geçen bir yapım olma özelliğini taşıyor. Günümüz enflasyonunda 6 crore oluyor. Buda 1 milyon $ demek. Kadroda bu filmle Tollywood en iyi aktör ödülünü alan Chiranjeevi (Indrasena) , Sarfarosh filminde Aamir Khan ile iyi bir ikili oluşturan Sonali Bendre (Pallavi), geçen yıl genç yaşta ölen Aarthi Agarwal (Snehlata ), Prakash Raj, Puneet Issaar ve Aamir Khan ile Sonali Bendre'nin oynadığı Sarfarosh filminde dedektif Salim rolünde izlediğimiz Mukesh Rishi (Veer Reddy) var. Film iki köy arasında yaşanmış bir kan davası hikayesi ile başlıyor. Örf ve geleneklerin kanunun önüne geçtiği güney Hindistan'da herkes birbirini öldürüyor. Araya biraz dans biraz şarkıda serpiştirilip film yapılıyor. Yine de Tollywood filmlerinin içerisinde bir nebze daha iyi bir film izliyoruz. Mantık hatalarının gırla gittiği filme kadro hatırına 10 üzerinden 5.

baran34, Paagalpan (2001) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Annelerinin ölümüyle yetim kalan 5 kardeşin babaları ile beraber absürd yaşamlarını konu alan 3.sınıf bolywood filmi. Kadro tümüyle amatör oyunculardan kurulu. Bir tek Aarthi Agarwal sonradan popüler bir oyuncu oldu. Amerika doğumlu oyuncu çalkantılı bir yaşantıdan(2005 yılı intihar girişimi) sonra 6 ay önce New Jersey'de bir özel hastanede zayıflama operasyonu geçirdikten sonra 31 yaşında ölmüştür.
Roma Pinto(Aarthi Agarwal) kardeşleri ile bir panayırdayken zengin işadamının oğlu Sameer Malhotra(Karan Nath) ile tanışır. Roma'nın kardeşleri tarafından hazmedilmez ve akabinde olaylar gelişir.
Saçma bir senaryosu ve absürd oyunculukların olduğu Yeşilçam'ın en cılız filmlerine rahmet okutturacak tarzda bir yapım. Aarthi için izlenebilir.

baran34, America: Freedom to Fascism (2006) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Dünyayı yöneten 12 güçlü finans baronu şirketin ipliğini pazara çıkarmaya çalışan yahudi asıllı Aaron Russo maalesef bu belgeseli çektikten 6 ay sonra mesane kanseri nedeni ile ölmüştür(Amerika'da ölümü şüpheli bulunmuştur). Konusu ise; Amerika'yı ve dünyayı yönetenin aslında liderlerin değil bunların arkasındaki FED' i kuran özel bankacıların olduğudur. Bu oluşum aynı zamanda IRS servisi ile vergi ağı sayesinde halkı kontrol altında tutmaktadır. Bu yüzden Amerika'da bir atasözü vardır. Amerika'da iki şeyden kaçamazsınız "ölüm ve gelir vergisi". Bunların haricinde yeni dünya düzenini kurma amacıyla insanları gözlem altında tutabilme adına RFID teknolojisi, ECHELON sistemi ve insanlara çip takma teknolojisi anlatılmaktadır. 1913 yılında Polonya yahudisi Paul Wahlburg önderliğinde J.P.Morgan, Rockefeller ve Rothschild gibi küresel parayı yönetenler tarafından kurdurulan FED ile dünyada bir tek Amerika'da parayı bu bankerler basarak devleti kontrol altında tutmuşlardır. Dönemin başkanı Woodrow Wilson bu şer kurulumdan yıllar sonra pişmanlığını şu cümleyle ifade eder; "I am a most unhappyman. I have unwittingly ruined my country". Zaten çoğu araştırmacıların ifade ettiği gibi 1913'teki FED'in kuruluşundan sonra Amerika bağımsızlığını yitirmiştir öngörüsü hakim. Yani demokrat veya cumhuriyetçi partiden bir adayın başkan olması hiçbir şeyi değiştirmiyor. Dünya Fed'in ağzından çıkacak herhangi bir cümleyle yönlendiriliyor.

Mutlaka ama mutlaka izlenmesi gereken dünya toplumu bilinçlendiren olağanüstü bir belgesel. RIP Aaron Russo...

baran34, Exodus: Tanrılar ve Krallar (2014) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

140 milyon $ bütçeli dev bir prodüksiyon. Son 10 yılındaki fiyaskoları saymazsak Rıdley Scott gibi efsane bir yönetmen. Kadroda ise en iyi Batman'lerden biri olan Christian Bale, kaliteli filmlerin duayen ismi Ben Kingsley, Breaking Bad dizisinin de Jesse Pinkman karakteri ile fenomen olmuş Aaron Paul(gerçi burda figüran gibi oynatılmış) Sigourney Weaver gibi bir yıldız, John Turturro, Joel Edgerton ve Diyarbakır doğumlu İngiltere'de Shakespeare'ı tiyatro da en çok oynayan oyunculardan biri Kevork Malikyan(Musa'nın kayınpederi, Meryem'in babası rolünde kısa da olsa) da var. Kevork Malikyan evvelki sene "Reaksiyon" adlı dizimizde Öktem karakterinide oynamıştı. Bir de Türk seyircilerin iyi bildiği Suriye'li star oyuncu Ghassan Massoud'da Ramses'in veziri rolünde oynuyor.
Filmin konusu; Musa peygamberin Mısır kralı Ramses ile mücadelesini ve ibrani halkının özgürlüğü için hayatını adaması konu edinmiş. Her ne kadar kutsal kitaplarda yazılmışsa da yönetmen film içerisindeki kurgulamalarda bilinen gerçekleri gözardı ederek kendine göre hikayeleştirmiş. Efektler ve oyunculuklar fena değil. Fakat bildiğimiz çoğu gerçekler saptırılarak verildiği için filme soğuk bakmamak elde değil. Filmin içinde bi ara Türkçe uzun havamı okundu? Ne alaka anlamadım. Öyle aman aman bir film değil. Zaman geçirmek için izlenebilir.

baran34, Hellion (2014) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Sıkılmak isteyipte sıkılamadığınız oldumu? İşte bu film bu ihtiyacınızı fazlası ile karşılıyor. Bütçesinin düşüklüğü bağımsız bir filmin çıtasını bu kadarmı aşağı düşürür? Aaron Paul hariç bilindik hiçbir isim yok kadroda.Onun oyunculuğu bile filmi kurtarmaya yetmemiş.

baran34, A Long Way Down (2011) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Nick Hornby'nin bestseller olmuş kitabından uyarlanmış bir "kaybedenler" filmi. Başrollerinde Pierce Brosnan(Martin), Toni Collette(Maureen), Imogene Poots(Jess) ve "Breaking Bad" dizisinde Jesse Pinkman karakteri ile fenomen olmuş Aaron Paul(JJ) var.
Bu arada Maureen'in sakat oğlu Matty karakterini canlandıran Josef Altın Londra doğumlu Türk asıllı bir oyuncudur. Gerçek adı Yusuf Altın olan oyuncu filmde spastik oyuncuyu mükemmel bir şekilde canlandırmıştır.
Filmin konusu; bunalıma girmiş 4 kişinin bir binanın çatısında atlarken tesadüfen! birbirleri ile karşılaşırlar ve intihar sebeplerini kendi aralarında muhasebe ederler. Burada söylemem gerek, filmin senaryosu çok zorlama geldi ve hiç inandırıcı gelmedi. Filmin trajikomik durumunu zedelemiş. Filmin bazı yerlerinde eğleniyorsunuz ve üzülebiliyorsunuz fakat senaryonun olmamışlığı filmin çıtasını çok düşürüyor. Her ne kadar oyunculuklar iyi olsa da senarist başarısız olmuş.

baran34, Hız Tutkusu (2014) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Adrenalin tutkunlarının seveceği türden bir film. Yıllardır oyunu ile piyasayı domine eden hız arabaları nihayet filme konu oldu. Electronic Arts firmasının yaptığı en iyi oyunlardan biri olan Need For Speed bu sefer başrollerinde Aaron Paul, Dominic Cooper ve Imogene Poots ile sinema filmi olarak karşımızda. Tobey Marshall çocukluğundan beri Dino Brewster ile bir rekabet halindedir. Dino kendini aşmış Indy yarışlarına katılır olmuş fakat bizim Tobey bir loser olarak ezikliğini içine atmıştır. Bir zamanlar Batman karakterine hayat veren Michael Keaton (Monarch) tarafından gizlice düzenlenen De Leon araba yarışında birbirlerinden intikam almaya çalışırlarken Amerikan poliside yasa çiğneyen bu maceracıların peşindedir. Baştan sona üst segment araçların yer aldığı bu yapım eğlenceli 2 saat vaadetmekte...

baran34, Decoding Annie Parker (2013) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Konusu gerçek yaşamdan alınmış bir film. Annıe Parker hayatında 3 kez kanserle mücadele etmiş, doktorlarının yardımıyla hayata tutunmuş biridir. Bu güzide kişiliği Samantha Morton oynuyor. Bence oscarlık bir performans sergilemiş. Filmde kocası rolünde hippy kılığı ile Aaron Paul oynuyor. Quincy Jones'un kızı Rashida Jones'u Dr. Sean'ın sekreteri rolünde, Helen Hunt'ıda kanser genleri araştırmacısı Dr. Mary-Claire King rolünde izliyoruz. Oyunculuklar fena değil fakat senaryo tekdüze. Biraz daha kurguda dramatize edilebilirdi. İzleyip halimize şükredeceğimiz bir film...

baran34, Smashed (2012) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Alkolik genç çiftin toplumdaki trajik durumlarını irdeleyen ibretlik bir film. Aaron Paul ve M. Elizabeth Winstead'in başrollerinde olduğu bu yapım; insanoğlunun zaaflarının kendine verdiği zararları ve toplum içinde küçük düşmelerini konu edinmiş.

baran34, Wreckage (2010) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Gerilim türündeki bu yapıtta başrollerini "Breakin Bad" dizisinde "Jessy Pinkman" karakteri ile fenomen olmuş Aaron Paul(Rick) ve Hulk filminde Bruce Banner karakterinin gençliğini oynayan Mike Erwin(Jared) iki kardeş olarak oynuyorlar. Yönetmen John Asher filmde şerifin yardımcılarından Berry'yi oynuyor. John Asher ve Aaron Paul ikilisinin Evimiz Holywood'da dizisinde oynadıklarınıda belirtmekte fayda var.
Filmin konusu; Rick ve Jared kardeşler sevgilileri ile araba ile yolda giderken bir orman kenarında arabaları bozulur. Bir hurdalıkta arabalarına yedek parça ararlarken bir seri katilin gazabına uğrarlar.
Fazla bir beklenti içine girmeden izlendiğinde gerilimi hissedebilirsiniz. Sinemada gösterime girmeyen film için bu bile yeterli.

baran34, Soldaki Son Ev (2009) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Kurgusal anlamda 1972 yılında çevrilenden daha iyi ve geliştirilmiş senaryosu ile ön plana çıkıyor. Keza bu sefer amatör değilde profesyonel oyuncular ile çalışmanın yararı görülmüş. Bir tek Mari'nin babasını oynayan zatı rolüne yakıştıramadım. Aaron Paul "Breaking Bad" dizisinde kazandığı tecrübeyi buraya yansıtmış. Sara Paxton güzelliği ve masumiyeti ile 1972'nin Mari'si Sandra Peabody(Cassell) den daha alımlı gözüktü. Bu sefer bütçe ilkindeki komik rakam olan 90 bin $ değilde 15 milyon $ olması yapımın Güney Afrika'da ki elverişli sayfiye bölgesinde çekilmesine vesile olmuş. Çoğunluğun sitem ettiği tecavüz sahnesi gerçekten insana sıkıntı verecek derecede uzatılmış. Belki de Mari'nin ebeveynlerinin intikamında biz izleyicilere bir sus payı olabilecek mesajda olabilir. Rahmetli Wes Craven bu sefer yapımcı olarak filme destek vermiş. Seyrettiğinize pişman olmayacağınız türden..

baran34, Kanlı Tecavüz (1972) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Ünlü yönetmen Wes Craven'in ilk yönetmenlik denemesi. Bütçe 90 bin $. Yapımcı ona kimsenin unutamayacağı türden bir korku filmi yapmasını söyler. Film bitince yapımcı dahil herkes şok olmuştur. Film gösterim hakkı elde edebilmek için defalarca sansüre uğrar. En nihayetinde kuşa dönen yapım birkaç dalavere ile beraber r-rated alarak gösterime girer. Şimdiki zamanla kıyaslanınca sansürlenmiş sahneleri bile sıradan bir durumken o zamanlar insanların tüyleri diken diken olmuş. İlginç bir ayrıntı filmde ki sapık ikili David Hess ve Fred Lincoln 75 yaşlarında ölmüşler.
Prodüksiyon zayıf çünkü bütçe çok düşük. Haliyle oyunculuklar vasatın bile altında. Filmin ses getirmesinde rol oynayan yegane unsur öldürmenin Amerikan toplumunda olağan bir durum olmasını tiye alarak bir mesaj vermesiydi. Hatta şerif ve yardımcısı komedi filmlerindeki gibiydiler. Aynı bizim emniyet teşkilatı gibi cinayet işlendikten sonra yani iş işten geçtikten sonra olay mahalline gelirler. Filmde kurgu ve senaryo aramadan ve özellikle oyunculuklardan hiçbirşey beklemeden izlenmeli. Korku ya da gerilim yok. Bence Amerikan yaşantısı ile dalga geçiyor Wes Craven.

  • toplam: 686 kayıt