baran34 › takip

baran34

baran34 İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
  • toplam: 686 kayıt
baran34, Yakın Plan (1990) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Abbas Kiarostami çocuklardan sonra şimdide büyüklerle büyük iş çıkarmış. Martin Scorcese ve nice büyük yönetmenlerin bu filmi yere göğe sığdıramadıklarını filmi izledikten sonra insan anlıyor. Film gerçek bir olaydan esinlenerek çekilmesi ve üstüne üstlük olayın tüm elemanlarının filmde oynamayı kabul etmeleri Abbas Kiarostami için pozitif unsurlar. Özellikle Hossein Sabzian'ın oyunculuğunu çok beğendim. Çok doğal oynadı. Bu kapasite ile başka filmlerde de oynayabilirmiş. Ama oynatılmamış. Filmin konusu; Bir otobüs yolculuğunda yönetmen M. Makhmalbaf'ın bisikletçi adlı kitabını okuyan H.Sabzian'ın yanındaki yolcu kadınında ilgisini çeker. Muhabbet Sabzian'ın kendisini bu kitabın yazarı yani yönetmen Makhmalbaf olduğunu söylemesi ile başka bir yöne akseder.
Bu film tam bir klasik. Defalarca seyredilmeli.

baran34, Mashgh-e Shab (1989) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Abbas Kiarostami'nin öğrencilere ev ödevleri ve aile içi davranışlarını sorguladığı belgesel tarzı bir yapım. İran'lı öğrencilerin hayatın zorlukları içerisinde hem iş hem de okul hayatlarını bir şekilde idame etmelerini konu alan ilginç bir film.

baran34, Abai (1995) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Abay İbrahim Kunanbayoğlu'nun hayatını konu alan bir yapım. Kazak tarihinin en ünlü şair ve filozofu olan bu zat Ankara'da bir caddeye de adını vermiş. Hatta Moskova'da heykeli bile yapılmış. Tabii bunda Rus yazarların eserlerini Kazak diline çevirip halkına tanıtması en büyük etken. Türkçe altyazısı bulunmayan filmi çat pat anlayabiliyoruz. Türkmenistan Türkçesi kadar olmasa da bazı kelimeler anlaşılıyor. Abay'ın medrese yaşamından kabileler arası yapılan savaşlara kadar olan yaşamı filme konu edilmiş. Fakat edebi yönüne değinilmemiş. Kazak göçebe kültürünü tanımak içinde olsa izlenir.

baran34, Kelid (1987) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Yönetmenliğini İbrahim Furuzash'ın senaristliğini ise Abbas Kiarostami'nin yaptığı filmde: Bir anne 8 yaşlarında bir oğlunu ve bebeğini evde yalnız bırakmıştır. Çıkarken kapıyı kilitleyen anne ocakta bıraktığı yanan yemeğine rağmen birtürlü geri gelmez. Komşuları bu duruma bir çare arar. Ama yine iş evin erkeği 8 yaşındaki Amir Muhammed'e kalmıştır.
Film çocuklar üzerinden büyüklere ders veren bir kurgu üzerinden hazırlanmış. Oyunculuk ve senaryo anlamında bir getirisi yok. Sadece ibretlik bir konu irdelenmiş.

baran34, Zire darakhatan zeyton (1994) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Köker üçlemesinin son filminde hem ilkine hem de ikincisi ile olan bağlantılı sahnelere şahit oluyoruz. Arkadaşımın evi nerede filminin çocuk oyuncularını büyümüş olarak filmde izleyebiliyoruz. Muhammed Ali Keshavar'ın oturaklı ve tecrübeli oyunculuğu filmin dominant kısmıydı. Filmin çekildiği yörelere yakın seyahatlerim çok oldu. Özellikle filmde bahsi geçen Talesh kentinde çok kaldım. Muazzam bir coğrafyası var. Bizim Adapazarı ilimizi andırıyor. Hazar gölü kıyısında şimdilerde yüzlerce lüks villa, dağlarında keza lüks yayla evleri var. Artık depremden ders aldıklarından köyler hariç kerpiç ev yapılmıyor.
Yönetmen Abbas Kiarostemi bu yapımda; ana eksende Hossein ve Tahereh adında iki gencin birbirlerine olan aşkını konu edinmiş. Gerçeklik ve kurmaca karışımı yapımda insanın hayatına yön veren bazı doneleri bizlere kulağa küpe maiyetinde sunuyor. Üçleme içerisinde en beğendim buydu diyebilirim. Mutlaka izlenmeli...

baran34, Zendegi va digar hich (1992) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Abbas Kiarostami'nin "Köker Üçlemesi" serisinin ikincisi olan yapım filmden çok deprem sonrası Gilan bölgesinin durumunu gözler önüne seren bir belgesel niteliğinde. İran'ın kuzey Azerbeycan bölgesinde ki Gilan eyaletinin sayısız şehirlerini gezdim. Muazzam bir coğrafya. Filmdeki gibi çorak değil. Bizdeki Kastamonu gibi dağları hep yeşil. İnsanları dost canlısı. Filmin konusu; Bir yönetmen ve oğlu depremden etkilenen Köker köyüne Ahmad Babekpoor'u (serinin ilk filminde ki çocuk başrol oyuncusu) bulmaya giderler. Yollarda değişik enstantaneler ile karşılaşan baba oğul hayatın herşeye rağmen yaşamaya değer olduğuna kani olurlar.

baran34, Arkadaşımın Evi Nerede ? (1987) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Geçen aylarda vefat eden İran'ın en kaliteli yönetmeni olan Abbas Kiarostami yine çocuklar üzerinden büyüklere ders vermeye devam ediyor.
Ahmed ve Muhammed Rıza Nimatzadeh aynı sınıfta ve sırada okuyan iki arkadaştır. Hocaları defterlerine işlenilmesi için ödev vermiştir. Yanlışlıklar Nimatzadeh'in defteri Ahmad'te kalır. Köker köyünden M.Rıza Nimatzadeh'in oturduğu Pousteh köyüne gidip emaneti vermek ister. Fakat hayatın debdebesi onun gibi saf ve temiz değildir.
Çocuk oyuncu Ahmed amatör bir oyuncu olmasına rağmen yüzündeki masum bakış ve yönetmenin başarılı kurgusu ile birleşince ortaya iyi bir film çıkıyor.
Köker üçlemesinin ilk filmi olan bu yapımı mutlaka izleyin.

baran34, Avaliha (1984) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Abbas Kiarostami'nin devlet destekli film stüdyosu olan "Çocukların ve gençlerin gelişimi stüdyosu" olarak adlandırılan platoda çektiği belgesel tarzda bir yapım. İlkokul birinci sınıfa giden çocukların rehber öğretmenlerinin şefkatli yaklaşımını konu alan deneysel bir film. Savaş dönemi çocuk pskilojisini gözlemlemek adına izlenmeli.

baran34, Be Tartib ya Bedoun-e Tartib (1981) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Abbas Kiarostami'nin yine çocuklar üzerinden deneysel bir kısa film çalışması sunuyor. Burada düzen ve düzen dışı yapılan uygulamaların avantaj ve dezavantaj olgusu üzerinde duruluyor.

baran34, Lebassi Baraye Arossi (1976) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Abbas Kiarostami'nin yine çocuklar üzerinden realist yaşantı betimlemeli bir kurgulanmış filmle haşır neşir oluyoruz. Ergenlik çağındaki 3 genç bir işhanında çalışmaktalar. Biri terzi çırağı, biri trikotaj atölyesinde biri de abisinin yanında çaycı çırağıdır. Bir müşteri kızının düğününde giymesi için oğluna bir takım siparişi vermek için terziye gelir. Siparişini verir. Takım dikildikten sonra çırağın haylaz arkadaşı olan çaycı çırağı bir şekilde bu takımı alır ve ortadan kaybolur. Endişelenen terzi çırağı takımın geri gelmesini beklemekten başka çaresi kalmaz. Şah döneminin hüküm sürdüğü bu yıllarda dekolte giyimli bayanları görmek ilginçti.

baran34, Tadjrebeh (1973) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Abbas Kiarostami'nin 3. filmi aynı zamanda ilk uzun metraj filmi. Mamad fotoğraf stüdyosunda çalışan yetim bir çocuktur. Ergenlik çağında olmanın verdiği heyecanla bir kıza aşık olmak ve yokluk içerisinde yaşamanın ezikliği arasında gidip gelmektedir. Geçtiğimiz günlerde ölen yönetmenin tarzı olan hayatın içinden konular bu filmde bolca var.

baran34, Zang-e Tafrih (1972) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Geçen günlerde hayatını kaybeden İran'ın en iyi yönetmenlerinden biri olan Abbas kiarostami'nin ikinci kısa çekim filmi. Dara adında bir çocuk okulda oynadığı topun camı kırması yüzünden öğretmeninden ceza alır. Okuldan eve geliş yolculuğunda yollarda karşılaştığı hayatın içinden olan yaşamsal konulara odaklanan yönetmen ilk kısa filmi olan Nan-u Kuche'deki gibi bir kurgulamaya gitmiş.

baran34
baran34

Serinin tümünü izledim. Konu itibarı ile ilgi alanlarım nazara alındığında oldukça antipatik gelen bir hikayesi ve başrol kadın oyuncusu Kristen Stewart var. Zaten Holywood'da en berbat oyuncu seçimlerini açık ara kazandı. Böylesine ruhsuz ve soğuk bir bakış başka bir kadın oyuncuda görmedim. Açıkçası seriden hiç hazzetmemiş biri olarak bu final filmini sıkılmadan izledim. Savaş sahnesi heyecanlıydı. Tek saçmalık Jacob'ın Renesmee'ye mühürlenme olayıydı. Neyse bitti bizde kurtulduk.

baran34
baran34

Seyrettiğim en sıkıcı bölümdü.. Senaryo saçmalamış. Cullen ailesi vampirlerine gelin gdecek olan Bella Swan karakterine dayatılan saçmalık derecesindeki yapmacık tavırlar zaten muşmula suratlı Kristen Stewart'ı gözümde daha bir küçülttü. Jacob Black gibi yakışıklı ve daha bir insan! olan birine aşık olması gerekirken Edward Cullen gibi hem vampir hem çirkin birine aşık olmak senaryonun saçmalığıydı. Ayrıca yolda görsem dönüp bakmayacağım Kristen Stewart'ı bu filmde öyle bir halden hale sokmuşlarki dünyada tek kız o olsa yinede işim olmaz. Bu film serisi için yanıp tutuşan fanlar lütfen kendinize gelin. Reel dünyada böyle birşey hiçbir zaman olmayacak. Filmin iki bölüm halinde yayınlanması tamamen ticari ve gişe kaygılı bir stratejiydi. Bu filmi beğenmedim.

baran34, Para Avcısı (2013) filmine bir şeyler yazdı
baran34
1 baran34

Wall Street'te bizdeki gözaltı pazarı hisse senedine karşılık gelen angarya hisse senedi broker'ı Jordan Belfort'un kendi kitabından beyazperdeye uyarlanmış bir film. Yönetmen Martin Scorsese'in gedikli oyuncusu Leonardo DiCaprio ile beraber başarılı bir çalışma daha. Bu ikilinin "Shutter Island" filmini beğenerek izlemiş biri olarak bu filminide beğendim. Fakat filmin Bollywood tarzı 3 saat süren süresi ve gereksiz diyaloglar insanı sıkıyor. Birde gereğinden fazla belaltı kelimeler ve erotik görüntüler var. Her ne kadar Jordan Belfort'un kokain, sex ve manipülatif hisse senedi işlemleri gibi üçkağıtlarını içeren kötü alışkanlıklarını film ibretlik bir horgörü içerisinde sunsada; ailecek izlenilecek bir yapım değil. Aslında bu yapım aracılığla Amerikan halkının açgözlü, paraya tapan ve karakteristik özelliklerden yoksun insanlar topluluğu olduğuna bir kez daha tanık oluyoruz. Kara komedi tarzındaki filmi izlemenizi tavsiye ederim.

baran34
baran34

Son 10 yılın en iyi gişe yapan seriyi bu şekilde cılız bir final yapmalarını beklemezdim. Bireysel olarak oyuncular iyiydi(özellikle Alan ve Chow) fakat senaryo hiç başarılı değildi. Keşke ilk filmin başarısına aldanıp devamı hiç çekilmeseydi. Yinede "Kurtsürüsü" aklıma geldikçe ürperti ile karışık bir gülümsemeyi eksik etmiyeceğim..

baran34
baran34

Cyrstal adındaki maymunun serinin ikincisine neşe ve komedi kattığı aşikar. Onun olduğu sahneler filmin en komik kısımlarını oluşturuyor. Stu (Ed Hulms) ve Alan (Zach Gala...) ikilisi filmin en iyi başrol oyuncularıydı. Açıkçası Phil karakterini canlandıran Bradley Cooper'a hiç kanım ısınmadı. Oysa "Limitless" filminde harika bir oyun ortaya koymuştu. Bir de Mike Tyson'ın filmdeki kısa da olsa rolü çok gereksizdi. Onun adına da karizmayı çizdirmiş diyebilirim. Belli ki yapımcılar gişeye oynamak için bu boksör eskisini ve porno filmleri oyuncusu Yasmine Lee'yi kadroda bulundurmakta beis görmemişler. Bel altı espri yapacağım diye Yasmine Lee'yi anadan üryan sergilemenin ne mantığı var onuda anlamış değilim. Eğlenmek ve biraz neşelenmek isteyenlere tavsiyemdir. Not: Aile ortamında izlenilmemesinde yarar var. (bkz. erotik görüntüler.)

baran34, Felekten Bir Gece (2009) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Eğlenerek zaman geçirmek için bire bir. Fakat öyle abartıldığı kadar değil. Filmin en bilindik ismi Bradley Cooper "Phil" rolünde çok vasat bir görüntü ortaya koymuş. Açıkçası "Limitless" filminde çok iyiydi. Burada bence hayal kırıklığı. Filmin en başarılı oyuncusu Ed Helms. En başarılı sahnesi filmin sonunda foto karelerinin yayınladıkları bölüm oldu. Çok fazla bir beklenti içine girmeden seyredilir.

baran34, Gorintaku (1979) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Rajasekhar, Aakash, Aarthi Agarwal ve Meera Jasmine'nin başrollerinde olduğu dram yüklü bir aile filmi. Meera ve Rajasekhar birbirlerine çok bağlı iki kardeştirler. Rajasekhar bir gün Aarthi ile karşılaşır ve evlenirler fakat çocukları olmaz. Aakash ile evlenen Meera ise 3 çocuğu olur ve çok mesuttur. Kardeşi Meera'nın çocuklarını kendi çocuğu olmadığı için çok seven Rajasekhar'ın bu durumunu gören Aarthi annesinin telkinleri ile gaza gelip kıskançlık krizlerine girip Aakash ve Meera'nın aile yaşantısına çomak sokar. Aakash hapse girer Meera ise 3 çocuğu ile abisinin evinden Aarthi ve annesi tarafından kovulur. Trajik bir film. Fakat senaryo çok cılız. Filmin süreside uzun olunca insan sıkılıyor. Venu Madhav filme biraz neşe katmış. Chandra Mohan ustalığını konuşturmuş. Aarthi çok aşırı kilo almış.(Zaten bu kiloları yüzünden geçen sene öldü)

baran34, Andala Ramudu (2006) filmine bir şeyler yazdı
baran34
baran34

Aarthi Agarwal (Radha) ve Sunil'in (Ramu) başrollerini paylaştığı telugu filmi. Akash'ın yardımcı oyuncu rolünde izliyoruz. Aslına bakılırsa Sunil yıllardır oynadığı Tollywood'da ilk kez başrol oynuyor. Konusu; Ramu yetim olarak baba ocağından uzakta yetişmiştir. Köyüne döndüğünde Radha'nın serpilip güzelleştiğini görür. Çocukken beraber oynadığı kuzenine şimdi aşık olmuştur. Fakat Radha gönlünü başka biriyle evlenmek üzeredir.

  • toplam: 686 kayıt