Dexasin › profil

Dexasin

Dexasin İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
TAKİP
kirpisaclipenguen, Dexasin kullanıcısının açtığı Donnie Darko Çözümlemesi başlıklı foruma bir şeyler yazdı
kirpisaclipenguen
kirpisaclipenguen

Başarılı bir inceleme olmuş.Çoğu şey daha mantıklı geldi ve parçalar yerine oturdu.Ellerinize sağlık.

frozen123, Dexasin kullanıcısının açtığı Donnie Darko Çözümlemesi başlıklı foruma bir şeyler yazdı
frozen123
frozen123

Çok teşekkür ediyorum kardeşim. Ben bu filmi daha yeni izledim fakat hiç bir şey anlayamadım. Ama senin bu çözümlemeni okuyunca parçalar birleşti birden. Sanki filmi sen yazıp kurgulamış gibi anlatmışsın. Hiç bir yerde bulamadım senin bu yazdıklarını internette. Sadece burda buldum. Hatta bazıları kendi sitelerine kopyalamışlar bu yazıyı. Tekrar çok teşekkür ediyorum sana. Sadece filmle değil evrenlerle ve zamanla da ilgili bir çok bilgi verdin. Süpersin :)

ddarko, Dexasin kullanıcısının açtığı Donnie Darko Çözümlemesi başlıklı foruma bir şeyler yazdı
ddarko
ddarko

filmi olabildikçe açık ve net anlatmışsın bunun için şimdididen teşkkürler ama aklıma takılmayan bir ayrıntıda yok değil şöyleki; frank(tavşan) darko'yu uyandırmasaydı darko uykudan kalkmaycaktı ve ölecekti sonuç olarak o olaylar yaşanmyacaktı peki frank filmde neden darko'yu uyandırdı ve hayatını kurdardı filmde açıklayamadığım tek nokta bu açıklarsan çok sevinirim şimdiden teşekkürler .

akatoh akatoh

bencede harika bir şekilde anlatmışsın ama benimde anlamadığım şeyler var hala
frank'in gözü nasıl öyle oldu ?
1.donnie onu başarısız olduğu bir döngüde sinamadaki halini hatılaması ve aynada bıçaklaması ya da sinamada gözünü görünce onu bıçakladığını hatırlayıp sırıtması (ama gözüne ne oldu diye soruyor bide)
2.yoksa donnie'nin kızı öldürdü diye onu gözünden vurması mı ?
ve gerçek boyutta frank tavşan kostümünü cadılar bayramı için mi tasarlamıştı ?
son olarak frank den iki tane mi vardı çünkü kıza çarpan frank in hiç bir şeyden haberi yoktu.

Dexasin, Iwo Jima'dan mektuplar (2006) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
1 2 Dexasin

Başarılı bir savaş filmiydi. II. Dünya Savaşı'nı bir de Japonların gözünden izledik. Aslında savaşı kimin başlattığını umursamazsanız, iki tarafın da birbirinden bir farkı olmadığını görürsünüz. İki taraf da öldürür, yokeder. Filmde, Iwo Jima'nın savunması anlatılıyor. Arkaplanda ise savaş sorgulanmış. Ülkenin idealleri, senin de ideallerin olur mu? Ülkeyi yönetenler X milletine düşman olursa, sen de X milletinin her bireyine düşman olur musun? Dahası, bu idealler için hayatını feda eder misin? Uğruna savaştığın ülke buna değer mi? Ülken senin için ne fedakarlıklar yapmış da, senin ülke için hayatını feda etmeni istiyor? Orduya ekmeğini, suyunu, metal eşyalarını verdin, geriye kalan tek şeyi, canını da vermen için gelirlerse, seve seve canını verir misin? Savaş ilan edenler savaşmazken, kimseyle alacağı vereceği olmayan sen, tanımadığın bir milletin oğullarını öldürür müsün? Ülken için cinayet işleyebilir misin? Yüzyıllardır ülkelerin vatandaşlarına uyguladığı beyinyıkamasından sıyrılıp bu soruları sorunca insan düşünmeden edemiyor. Filmde hafif bir Amerikan taraftarlığı sezdim ve bu beni birazcık rahatsız etti. Bu yüzden bir puan kırıyorum ama onun dışında gerçekten çok güzel bir film. 9/10

1 1 LemanPrettyyy LemanPrettyyy

harika bir yorum , artık arkadaşın siteye girmemesi çok üzücü bir çok filmi çok iyi analiz etmiş +++++1

Dexasin
1 1 Dexasin

İşte başka bir özgün senaryolu film. Konusu, kurgusu, senaryosu, karakterleri, mekanları, müzikleri her şeyi mükemmeldi. Son yıllarda yapılmış en iyi film. Fincher kalitesini bir kere daha konuşturdu. 10/10

1 MrWayne MrWayne

yorum budur

Dexasin
1 9 Dexasin

Biz şuanda asıl evrende yaşıyoruz. Ve zaman, müdahale edilemeyen zaman akmaya devam ediyor.

Ama bazı zamanlarda, kazalarda, olaylarda zamanda bir kırılma oluyor ve alternatif bir evren oluşabiliyor ve buna tanjant evreni deniyor.

Tanjant evrenleri son derece dengesiz oluyor ve kısa bir sürede kara deliğe dönüşüp asıl evreni de yokediyor.(28 gün 6 saat 42 dakika 12 saniye)

Tanjant evreni karadeliğe dönerken solucan delikleri oluşuyor.

Tanjant evreninin kapatılmasının tek yolu, tanjant evreninin oluşmasını sağlayan cisimlerin asıl evrene gönderilmesidir.

Bu görev için bir Living Receiver seçilir(donnie). Genelde olayın yaşandığı yere en yakın kişi olur.(uçak odasına düşüyor)

Living Receiverların telekinesis gibi güçleri vardır. (Donnie darko ne biçim bir isim böyle? Süper kahraman falan gibi.. -Sana olmadığımı düşündüren ne?)

Manipulated Dead, Living Receiver'ın görevini tamamlaması için seçilir.(Frank) Bunun için Ensurance Trap kurarlar.

Bunlar Roberta Sparrow'un kitabında yazılan şeylerdir. Filme dönelim;

- Donnie Darko'nun odasına 2 ekimde düşen uçak motoru aslında 30 ekimde anne ve kızkardeş Darko'nun seyahet ettiği uçaktan düşen uçak motorudur.

- Frank, film boyunca Donnie için bir tuzak hazırlamaktadır. Donnie'ye sürekli komutlar verir. Mesela okula su bastırt der. Okula su bastığı için Gretchen ile tanışır Donnie. Konferansçı adamın evini yak der. Böylece dans takımının lideri olan menapoz karı sapık adamın destek kampanyasına katılır ve anne Darko liderlik görevini üstlenir. Böylece ev boş kalır ve Donnie ile ablası bir parti verirler. Bu parti de Gretchen ile Donnie'nin bayağı bir yakınlaşmasını sağlar. Ve sonra Frank, Gretchen'ı "bilerek" ezer. Donnie de "eğer o kazada ölmüş olsaydım Gretchen ölmezdi" diye bir mantık geliştirir ve yavaş yavaş karadelik oluşmaya başlarken bir solucan deliği kullanarak düşen uçak motorunu asıl evrene gönderir. Böylece tanjant evrenini kapatmış olur. Film boyunca tanjant evrenini izlerken, Donnie'nin uçak motorunu asıl evrene göndermesiyle asıl evrene dönüş yaparız. Ve asıl evrende Donnie ölür.

- Donnie'nin telekinesis güçlerini aslında dikkatli izlenirse anlayabiliriz. Mesela okula su bastırdığı gece yatağından kalkar. Biz okula gittiğini görürüz Donnie'nin ama olaydan sonra Donnie yatağında kalkmış aynı pozisyonda oturmaktadır. Burada telekinesis gücünü kullanmıştır.

- Aslında asıl evren-tanjant evren bir paradokstur. Hani çemberin başlangıç noktası neresidir diye sormak gibi. Donnie Darko da bu zaman döngüsünün bir parçasıdır, biz ya da filmdekiler değil. Tanjant evreni, asıl evrenin bir yansımasıdır. Yani asıl evrende olan olaylar, tanjant evreninde de olur. Uçaktan düşen motor, hem asıl evrende hem de tanjant evreninde düşer. Ama farklı olan zamanlarıdır. Yani asıl evrende motorun düşmesi 2 ekimdeyken, tanjant evreninde motorun düşmesi 30 ekimdedir. 2 ekimde asıl evrene motor düşerken, tanjant evreni oluşmuştur. 30 ekimde de tanjant evreninde motor düşünce tanjant evreni yokolmuştur, asıl evrendeki olaylar başa sarmıştır, resetlenmiştir. Tam bu anda film başlar. Donnie'nin tanjant evrenindeki motoru, asıl evrene göndermesi ve belki de ölmesi işte bu paradoksu sonlandıracaktır.

- Donnie'nin daha önce bu olayları yaşadığını anlayabiliriz aslında ve ilk sefreinde, belki de bir çok seferde Donnie görevinde başarısız oluyor ki, zaman döngüsü tekrarlanıyor. Uzay-zaman resetlenince, yaşadıklarımız da resetleniyor belki ama bilinçaltında bir yerlerde bir şeyler kalıyor. İşte Donnie'nin aynı olayları yaşadığının göstergeleri;

* Filmin başlangıcında Donnie kalkıyor ve gökyüzüne bakarken gülümsüyor. Gökyüzünde oluşan bir şeyi mi hatırladı ne?

* Motor eve düşünce tanjant evreni oluşuyor. Ama Frank'i gözünde yarasıyla dönüyoruz. Demek ki Frank öncelerde oluşan bir tanjant evreninden geliyor filmde izlediğimiz tanjant evrenine.

* Donnie Frank'i banyonun aynasında görünce, Frank'in gözünü bıçaklamaya başlıyor. Gözüyle ilgili bir şey mi hatırladı ne?

* Sinemada, Donnie Frank'in gözünü görünce önüne dönüp gülümsüyor. Yaptığı şeyi mi hatırladı ne?

- Son olarak kafaları karıştırdığıma emin olduğum şeye zaman döngüsüne bir kere daha değinmek istiyorum. Donnie'nin motoru asıl evrene göndermede başarısız olduğu her seferde döngü işliyor ve olaylar başa sarıyor demiştim. Demek ki Frank kurduğu tuzaklarla Donnie'nin motoru göndermesini sağlayamıyordu. Belki de Donnie bu görevi yapınca öleceğini biliyordu. Neyse en sonunda Frank'in Roberta Sparrow'u, Gretchen'ı falan olaya katmasıyla sonunda başarılı oldu. Ya da Donnie bu döngüyü bozmak için tek yolun kendisininölmesi gerektiğini anladı. Filmin sonunda Donnie tanjant evreninden asıl evrene motoru yolladığında, asıl evrene dönüyoruz nihayet. Ve Donnie orada gülüyor. Sonunda başardığını anlıyor heralde. Asıl evrende Donnie öldüğünde tanjant evreni de sonlanıyor. Çünkü tanjant evrenindeki uçak asla uçmayacak, motoru kopmayacak ve eve düşmeyecek. Donnie gerçekten büyük bir fedakarlıkla "günü" kurtarıyor ve bizler için zaman 31 ekimle akmaya devam ediyor.

Yaa işte böyle.. Umarım yardımcı olabilmişimdir filmi anlamanıza. İyi günler dilerim efem.. Dex..

bu cevap silinmiş
Dexasin, Karanlıklar Ülkesi (2003) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
1 Dexasin

Vampir-Kurtadam savaşını modern hayata taşımasıyla ilgi çeken bir film. Türün meraklılarının hoşuna gideceğine eminim. Gerçi ben türüm meraklısı olsam da hoşuma gitmedi. Kendi içimde çeliştim böylece, aferin bana... Neden derseniz, taramalı tüfeklerle, magnum silahlarla çatışmayı bu iki fantastik ırka yakıştıramadım. Ben eski metodlara tercih edenlerdenim. Yine de bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. 7/10

1 Siriusien Siriusien

Aynen katılıyorum.Yalnız klasik bilindik şeylerin yanına veya yerine yeni şeyler ikame koymaya çalışarak tür üzerinde biraz oynamalar da ancak böyle oluyor.Sizi kastetmiyorum,ama bilindik tarzda olsaydı da bilindik filmlerden denilecekti.Denemeleri çok kötü olmamış ama dediğiniz gibi ben de bilindik tarzı daha çok seviyorum.Böyle sanki iki karşıt mafyanın birbiriyle mücadelesi gibi olmuş.

Dexasin, Yabancı (2008) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
1 Dexasin

Hikayede özgün olmak adına biraz saçmalanmış gibi geldi bana -ki nerede gerçekdışı bir şey varsa ben ordayımdır ^^. Özel efektleri falan güzel. Karakterler ve oyunculuklar adına pek bir şey beklemeyin. Müzikler sahnelere ugun olarak yapılmış. Sadece konusuyla diğer sıradan filmlerden ayrılabilecek bir film olmuş. Yine de uzaylı ejderhalar, Vikingler, kıyasıya bir savaş kelimelerinden biri ilginizi çekiyorsa filmi seyretmenizde fayda var. 6/10

essam essam

katılıyorum dex:)

Dexasin, Prestij (2006) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
1 Dexasin

Filmden gerçekten çok etkilendim. İki sihirbazın çatışması da ancak böyle olabilirdi hani; karmaşık ve etkileyici ^^. Memento'dan sonra en çok sevdiğim Nolan filmi. Özellikle filmin biraz bilimkurguya kayması bir bilimkurgu fanı olarak filmden aldığım zevki arttırdı. Gizemli olması ve gizemlerin teker teker çözülmesi nedeniyle heyecanın dozajı hiç düşmedi, aksine finale doğru arttı. Doğruyu söylemek gerekirse ben Robert'ın(Hugh Jackman) tarafını tuttum film boyunca. Çünkü karısının ölmesi tamamiyle Alfred'in(Christian Bale) suçuydu. Zaten bu heyecanlı çekişmeyi de Robert kazanıyordu bence. Çünkü en sonda Robert'ı yanlış hatırlamıyorsam bir dolabın içinde görüyorduk. Alfred yanılmıştı. En sevdiğim filmler arasında ve bunu kesinlikle hakediyor. 9/10

2 Borden Borden

Robert ölüyo la sonda ne kazanması

Dexasin, Akıl Defteri (2000) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
2 Dexasin

Nolan'ı tebrik etmek lazım. Hem senaryonun screenplayini yapmış hem de bu muhteşem filmi yönetmiş. Öncelikle çok karışık ve heyecanlı bir filmdi. Leonard'ın yazdığı her küçük not arkasındaki hikaye ortaya çıktıkça film çözüleceğine daha da karmaşık bir hal aldı ve heyecan daha da arttı. Çoğu kişinin belirttiği gibi sıradışı bir filmdi. Benim için sinema adına apayrı bir deneyim oldu. 9/10

4 2 Borden Borden

şu 10 puanınız amlada değerli.. Daha nasıl bi film yapmaları gerek ??

Dexasin, Büyük Lebowski (1998) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
6 Dexasin

Daha önce film için yorum yapmıştım ama olumsuz eleştirileri görünce dayanamadım. The Big Lebowski absürd senaryosu altında o kadar büyük ayrıntılar ve taşlamalar gizliyor ki filmi her izleyişinizde başka bir ayrıntı görüyorsunuz. Filmi 15 kere falan izlemişimdir. Bir 15 kere daha izlerim hiç sıkılmadan. Ödev konumu da The Big Lebowski seçmiştim zaten. En kalın ödevi ben verdim sanırım -ki herkesin adını ağzından düşüremediği kült filmler de ödevler arasındaydı. Şu kısa örneği versem yeter herhalde; filmin başında çalı görürsünüz bir tane. Los Angeles'da oradan oraya sürüklenir. Hiç dikkat ettiniz mi izlediği rotaya? Köprüden geçer, şehrin sokaklarında dolanır ve okyanusa doğru uzanır. Peki The Dude ne yapar? Para teslimatı için köprüye gider, halısı için oradan oraya dolanır ve en son Donny'nin ölümü için okyanustadır. Aslında izlediğimiz çalı The Dude'dur. Peki şu nasıl; çalı upuzun bir yol boyunca dikine ilerler, sanki bir bowling topunun lobutları devirmeye gidişi gibi. Orada çalı, bowling topuyla özdeşleştirilmiştir. Ayrıca The Dude'u 2 rüyasında da bowling topu olarak görürüz. Bowling topu üzerinden bile incelediğimizde The Dude aslında çalı değil midir? Bu filmle ilgili çok basit bir örnek oldu ama ayrıntıları görün istedim. Ya da şu din eleştirisine ne demeli? Jesus adında bowling oyuncusu yahudi olan Walter'a "Sabbath Günü umrumda bile değil." der. "Jesus" için Sabbath önemsizdir. Bu mükemmel bir din eleştirisi değil midir? Veya The Dude'un 2. rüyasında giydiği üniformanın daha önce Maude'un evinde izlediği pornoda Karl Hungus'a ait olması, bir film içinde olabilecek en mükemmel karakter derinliklerinden biri değil midir? The Dude o üniformayı porno filminde görür ve bilinçaltına yerleşir. Bilinçaltına yerleşen bu olayı biz rüyasından görürüz mükemmel değil mi? Aynı rüyada Jackie Treehorn Sunar diye bir açılış vardır. Jackie Treehorn porno yapımcısıdır. Aynı zamanda açılışta bowling topu ve lobut erkeklik organını oluşturur. The Dude porno filmindeki üniformayı giyerek Maude'un yanına gider ve arkasına sarılarak 2-3 gitgelden sonra bowling topunu fırlattırır. Seks nasıl daha iyi sembolize edilebilir? Yani aklıma daha onlarca irili ufaklı ayrıntı geliyor. Lütfen filmi iyice analiz etmeden haksız yere eleştirmeyiniz. Anlamayabilirsiniz ne olduğunu ama haksız yere eleştirmeniz komik kaçıyor...

Dexasin, Yurttaş Kane (1941) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
2 Dexasin

"Çok büyük beklentilerle izlediğim ama sıkıntıdan her an ölme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığım bir film. Teknik açıdan sinema dünyasına getirdiği yenilikler önemli tabi ama bir film olarak abartıldığı kadar muhteşem olduğuna inanmıyorum. Bu filmden daha efsanevi onlarca film sayabilirim. Gerçi film 1940larda çekilmiş. Belki de filmin değerini anlamak için o zaman aralığında yaşamak gerekiyordu. Kült denilen ama beni hayalkırıklığına uğratan 3. film." demişim filmi ilk izlediğimde sıradan bir seyirci olarak. Biraz sinema sanatı dersi görmüş biri olarak filmi tekrar izledim ve arkadaşlar film inanılmaz! Her sahnesi ayrı güzel. Bütün filmi vov, of, hadi be efektleriyle izledim resmen. Eminim ki izleyen herkes benim gibi sinema sanatı hakkında biraz bilgi sahibi olup bir daha izlese ağzından salyalar aka aka izleyecek. Notum kesinlikle 10/10

Dexasin, Asri zamanlar (1936) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
2 Dexasin

1936'da çekilen bir film, aradan 73 sene geçmesine rağmen izleyenleri etkilemeyi başarıyorsa o filmin önünde saygıyla eğilmek gerekir ve ben de öyle yapıyorum. Endüstrileşmeye başlayan dünyanın mükemmel bir taşlamasını yapmış Chaplin ve son derece kaliteli bir güldürü kullanmış. İnanın son zamanlarda bu kadar gülmemiştim. Gerçekten mükemmel. 10/10

Dexasin, Son Durak 4 - 3D (2009) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
1 Dexasin

Son Durak 4, ilk filmde elde ettiği başarının kaymağını yemeye devam ediyor. Tipik hikaye, tipik kurtulma çabaları, tipik ölümler... Ama film 3 D olduğu için izlemeye değer. Bazı sahneler öyle gerçekçi ki refleksle gözlerinizi kapatıyorsunuz. Bence bu deneyimi herkesin yaşaması gerekir. 6/10

Dexasin, Dövüş Kulübü (1999) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
2 Dexasin

Küçük ayrıntılarla bezenmiş, modern dünyaya, kapitalizme bir eleştiri getiren sürükleyici bir film. Filmi gerçekten beğendim ve kendi adıma güzel şeyler çıkardım ama beni tek rahatsız eden şey insanların "Fight Club" adı altında örgütlenmeleriydi, bir döbüş klübünde. Modern dünyayla bastırılmış şeylerin bir dışa vurumu diye kendimi avutmaya çalıştım ama olmadı. Neyseki sonradan filme daha uygun bir örgüte dönüştü de rahatladım. Film bize şunu diyor; modern dünyanın bir kölesi olmayın. Televizyonda gördüğünüz full HD TVleri almak zorunda değilsiniz, son model arabalar kullanmak zorunda değilsiniz, magazin dünyasında "kızlar peşinde koşuyor" denilen tarzda bir erkek olmak zorunda değilsiniz, saçınızı ona benzer kesmek zorunda değilsiniz, modern kültürün dayatması markaları giymek zorunda değilsiniz. Ama tabi ki bunları yapabilirsiniz de. Önemli olan özgür iradeniz, neyi istediğiniz. Basit bir kukla olmayın. Otoriterlere koyun gibi kafa sallamayın. Hayatta bir amacınız bir çizginiz olsun. Bu hayat sizin, onu istediğiniz gibi yaşayın. Sistemi yıkmaya çalışmayın, çünkü sistemi yıkmaya çalışırken yaptıklarınız aslında yeni bir sistem doğurur. Sistemi kullanın. Kendi lehinize çevirin. Otoriteye ne karşı çıkın ne de onun yalakası olun. Otoritenin size ihtiyacı olduğunu hatırlatın, çünkü siz olmazsanız otorite de olmaz. Ve bu gerçek özgürlükte hayatın keyfini çıkarın. Şu sıralar bu tarz konulara takmıştım kafayı. Yani insanlık tarihinden beri varolan bir sistem. büyük otoriteler, büyük devletler, büyük güçler ve ortasında ben. Bu film yorumumda da artık şuana kadar düşündüklerim, okuduklarımdan çıkardıklarım ve tabi ki de filmden aldıklarımı harmanladım ve bu kanıya vardım. "Hayat kısa, onu b*k etmeye değmez." diye bir replikle de bitiriyorum yorumumu. İzlemeyen kaldı mı bilmiyorum ama filmi herkese tavsiye ediyorum. 9/10

Dexasin, 'Harry Potter', bu kez de 'Hari Puttar'a karşı! başlıklı yazıya bir şeyler yazdı
Dexasin
Dexasin

Gerçek mi ya bu :S Haberi ilk okuduğumda "Tamam sonunda beklenen an geldi, Türk HP filmi çekilecek." demiştim ama neyseki değilmiş. Bir de Türk sinemasından yakınırız :D Hintliler gerçekten komik duruma düşmüşler.

Dexasin, Lanetli Tepe (1999) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
Dexasin

Filmin düşük puan almasına anlam veremedim. Korku filmleri genelde başarılı olmazlar ama bu film hakikaten iyi bir korku filmiydi. Filmi izlememle aradan 8-9 sene geçmesine rağmen halen bazı sahnelerini hatırlar ve ürperirim. Film klasik gerilim müziği çalarken BÖÖ diye sağdan soldan fırlayan şeylerle korkutmuyor. Gerçekten rahatsız edici ve sapık bir atmosferi var. Bu atmosferi hissedebilirseniz eğer gerçekten bazen sinirleriniz bozuluyor ve içten içe korkuyorsunuz. Filmi çığlık çığlığa izlemiyorsunuz ama kalbinizde bir sıkışma oluyor sanki. Gerçekten türünün hakkını veren sayılı filmlerden. 8/10

Dexasin, Lanetli Topraklar (2008) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
Dexasin

Türünün tüm klişelerini barındıran başka bir -Amerikalı gençlerin ormanlık alanda teker teker ölmesi- filmi. Aslında filmin başı bayağı sarmıştı beni. Ama gerisini getirememişler. Bir kaç cesur sahnesi dışında gayet düz çizgide ilerleyen korku-gerilim adına bir şey barındırmayan boş vakit doldurucu filmlerden. 5/10

Dexasin, Yalanlar Üstüne (2008) filmine bir şeyler yazdı
Dexasin
1 Dexasin

Konu güzel ve ilgi çekici ama film çok sıkıcı geldi. Sürekli patlayan bombalar, çatışmalar falan filan olmasına rağmen filmin bir kısmında uyumuşum yanlışlıkla. Geri sardım ve tekrar izledim, o derece. Aslında güzel ve gündemde olan bir konu işlenmiş, o açıdan iyi bir film ama çok tutukluk yapıyor. Aksiyon meraklısı değilim, ağır ilerleyen, çok yoğun filmleri severim ama bu film çok başka bir dalda. Yine de bir şans vermekte fayda var. 6/10

Dexasin
Dexasin

Bu film konu bakımından çok zorlama olmuş. 1. filmin konusu güzeldi, 2. filmde buzullar erimeye başlıyordu o da güzeldi ama 3. filmdeki dinazorlar? Neyse film yine çok eğlenceli ve komikti. Buck karakterini çok sevdim. Ice Age'in en büyük başarısı bence her filminde eklenen yeni karakterlerin baş karakterler kadar -hatta onlardan daha fazla- sevilmesi. Güzel bir devam filmi.

  • toplam: 172 kayıt