KRİTİK - 4. Sayfa

KRİTİK

Aşkın (Cebin) ne kadar derin?

1979’da yayınlandığında büyük tartışmalara yol açan bir kitaptı Sonsuz Aşk.  David(James Spader) ve Jade’nin(Brooke Shields) dizginlenemeyen, kasırga misali tutkulu ve delicesine bir yıkıma koşan aşkını konu alıyordu. Franco Zeffirelli’nin yönetmenliğinde gözyaşı, kan ve felaketle örülmüştü hikaye. Sinema izleyicisinin aklına kazınan bu dram, her ne kadar klişe  zengin kız fakir erkek temasından yola çıksa da, bugün hala ilgi görüyor. Zeffirelli’nin ağlamaklı versiyonundan tam 42 yıl sonra, Sonsuz Aşk, yine beyazperdede. Hem de kitabın  yazarı Scott Spencer’ın tüm itirazlarına rağmen. devamını oku

Wall Street’in Kurdu

Martin Scorsese hayranları, onun filmlerinde, Ray Liotta, Frank Costello, Johnny Boy, Rupert Pupkin, Kasap Bill, Travis Bickle gibi nev-i şahsına münhasır karakterleri görmeye alışmışlardır. Bu eğlenceli, çılgın, sağı solu belli olmayan kahramanlar, her daim sinema izleyicisinin aklında kalmayı başarmıştır.   devamını oku

Kritik: Genç Ve Güzel

Röntgenci Erkek Egosu Bu gezegendeki şiddet içerikli olayların hedefi çoğunlukla kadın ve çocuklar. 2013 WHO (Dünya Sağlık Örgütü) raporuna göre, kadınların %  35’i partnerleri ya da tanımadıkları insanlar tarafından şiddete maruz kalıyor. Bu şiddet, fiziksel, ruhsal ve seksüel öğeler içerebiliyor. Kadın cinayetlerinin %38’i de partnerleri tarafından işleniyor. Amerika ‘da her 15 dakikada bir kadın tecavüze uğruyor. Durum çocuklar açısından da iç açıcı değil. Childhelp .org raporlarına göre her dört çocuktan biri  yakınlarından birinin tacizi yüzünden ölüyor ve 4 yaş altı çocukların yüzde sekseni tacizden dolayı hayatını kaybediyor. Taciz vakaları her tür sosyo ekonomik seviyeden ve sınıftan insanı kapsıyor. devamını oku

Kritik: Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları

Yine heyecanla beklenen bir Aralık ayı daha kapıyı çaldı ve Orta Dünya’yı Peter Jackson marifetiyle 5. kez ziyaret ediyoruz. Hobbit üçlemesinin ikinci filmi olan Smaug’un Çorak Toprakları Cuma günü vizyona giriyor. Kısaca özetlemek gerekirse; Yüzüklerin Efendisi serisine daha yakın  ama Hobbit’in daha hafif ve eğlenceli havasını da yitirmemiş, ilk Hobbit filmine göre çok daha hızlı akan, bunun yanısıra ara film olmanın sancılarını da yaşayan bir yapım ile karşı karşıyayız. devamını oku

Kritik: Sona Doğru'da ‘adamımız’la baş başa

Daha henüz ikinci filmini yapmış olmasına rağmen J.C. Chandor’ın kariyeri boyunca bizlere oldukça geniş bir yelpazeden seslenebileceğini öngörmek pek güç değil. İlk olarak 2011’de senaryosunu yazıp yönettiği Margin Call’la karşımıza çıkan Chandor; ekonomik krizin yaklaşmakta olan bunalımlı havasını çoklu karakter öyküleri üzerinden anlatırken bir yandan karanlık bir gerilim sunuyor, bir yandan da son derece kozmopolit bir öyküye soyunuyordu. Filmin en önemli özelliği ise hiç şüphesiz yoğun – hatta çoğu zaman fazlasıyla didaktik – diyaloglar üzerinden giderek seyirciye ulaşmış olmasıydı. Ne var ki, bu anlatım tercihleri yine de belli bir kitleden büyük ilgi gördü ve hatta film orijinal senaryo dalında Oscar’a aday gösterildi. devamını oku

Dehşet tohumu yeniden

1970'lerin zevk sahibi sinema seyircisi, duyarlı, çabuk kanan ve yargılayıcılıktan uzak mizacıyla Stephen King'in ünlü karakteri Carrie White'a hayat veren Brian De Palma'ya nasıl tepki vermişti dersiniz? King'in ilk romanı Carrie, şüphesiz  ergenlikten yetişkinliğe adım atan genç kızları dehşete düşürmüştü. Diğer yandan, De Palma'nın adaptasyonu, patlamaya hazır cinsellik imalarının üzerine alınmayan izleyici için, ucu katolik kilisesine uzanan semboller zincirinden ibaretti. devamını oku

Ateş Arabaları

Uluslararası Olimpiyat Komitesi Arjantin’in başkenti Buenos Aires’teki 7 Eylül 2013 tarihindeki  oturumunda 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları’nın ev sahipliğini Japonya’nın başkenti Tokyo’ya verdi. İstanbul beşinci kez olimpiyat ev sahipliği adaylığından elendi.   Şike ve doping konusundaki tutarsız politikalar ve Gezi Parkı eylemleri sırasındaki polis şiddeti İstanbul’un eksileri olarak tartışıldı. Bu vesileyle olimpiyat ruhu ve değerleri ile  mesafemizi bir kez daha görmüş olduk. devamını oku

Kritik: Rush

Formula 1 izlemeye 1993 yılında başladım, F1 henüz ruhunu hala kaybetmemişti o yıllarda. Önce Ferrari - Schumacher yenilmezliğinin önüne geçmek, sonrasında da 2009 krizinin getirdiği zorlu ekonomik koşullarla mücadele etmek için yapılan kural değişiklikleri, artık pek de eski tadı vermeyen hafta sonlarıyla sonuçlandı ancak biz eski müdavimler, yine de takip etmekten alıkoyamıyoruz kendimizi. devamını oku

Kritik: Şimdiki Zaman

Şimdiki Zaman: Hep Sonrasına Bakar Gözler Belmin Söylemez çektiği Bıyık, 34Taxi ve Bu Ne Güzel Demokrasi adlı belgesellerden ve birkaç kısa filmden sonra ilk kez uzun metraj bir kurmacaya imzasını atıyor. 2011 yapımı olmasına rağmen, festivalleri gezdikten sonra birkaç aydır sinema salonu bulamamaktan vizyonu bugünlere sarkmış Şimdiki Zaman’ın. Söz konusu bir kadın yönetmen olunca merkezine kadın karakterleri alması belki de en beklenilen eğilim. Biz de kadın gözüyle kadın hikâyeleri dinlemek istiyoruz doğrusu ve özellikle 2000 sonrası Türkiye sinemasının en belirgin özelliklerinden biri kadın yönetmenlerin artık kendilerini göstermeye başlamaları. Bu, 2000 sonrası için anılacak en olumlu özelliklerden bence. devamını oku

Kritik: The Conjuring (Korku Seansı)

THE CONJURING EY RUH!      Yalap şap vizyona sokulan remakelerin ve başımızdan uzun süre eksik olmayacak olan found footage süprüntülerinin pençelerinde uzunca bir süre debelenen korku - gerilim furyası "aradığı taze kanı buldu mu?" sorusunun şimdilik üstruplu cevaplarından biri diyebiliriz The Conjuring için! devamını oku
  • toplam: 1,307 yazı