KRİTİK - 2. Sayfa

KRİTİK

Ercan Dalkılıç yazdı: Tehlikeyle Flört

Kim Bunlar ismiyle kariyerine başlayan daha sonrasında Flört olarak gerçek hüviyetine kavuşan rock müzik grubununun müziğini ilk kez 2000’lerin başında bir taşra kentinde kulağıma dayayarak uyduğum ufacık bir radyodan işitmiştim. Ozan Kotra, Çağatay Kehribar ve Mehmet Hakan Çağlar’dan (Timsah) mürekkep Flört’ün yanına Murat Özsoy’u alarak yazdığı “Tehlikeyle Flört”, bir rock grubunun albüm çıkarmak için çabalarken başlarına gelenlerin etrafında örülüyor esasen. devamını oku

Gizem Ertürk yazdı: Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız

Bir memlekette ne kadar hinlik varsa bir o kadar gariplik vardır…  Bir şey yasaklandığında onun daha cazip hale geldiği bilimsel bir gerçek. İnsanlık olarak bilgi ve teknoloji çağının zirvesinde ama ahlaki olarak en dipte süründüğümüz şu çağda bir şeyleri engellemeye çalışmak çocuk kandırmakla eşdeğer… devamını oku

Melis Zararsız yazdı: Loft/Daire

Erik van Looy’un 2008 yılında çektiği, Belçika tarihinin en fazla gişe yapan filmi Loft’u, 2010’da Hollanda’lı bir kadın yönetmen, Antoinette Beumer yeniden çekmişti. O yıl, ilk filmin yönetmeni van Looy’un Loft’u bir kez daha, bu kez Hollywood’da farklı oyuncularla çekmeye başlamış olduğu bilgisi gelmişti. Biz de sormuştuk, acaba aynı filmi 3 yıl içinde 3. kez çekmeyi bu kadar cazip hale getiren nedir? Şaşırtıcı gişe başarısı olsa gerek… Ve yönetmenin kendi filmini Hollywood kodlarıyla yeniden çektiği yapımLoft/Daire, bu hafta ülkemizde vizyonda. devamını oku

Melis Zararsız yazdı: Prenses Kaguya Masalı

Prenses Kaguya Masalı adlı animasyon film, bir 10. yüzyıl Japon halk masalı uyarlaması. Masalın gerçek iki adı Türkçe’ye “Oduncunun Masalı” ve “Prenses Kaguya” olarak çevrilebilir. Mevcut en eski Japon edebiyat eseri olduğu söyleniyor. Bir bambu ağacının çiçeğinin içinden çıkan parmak kadar bir kızın bambu gibi hızla büyüyüp serpilmesini ve bir prensese dönüşmesini anlatan hikayeyi 2013 yılında Isao Takahata beyazperdeye aktarmış. devamını oku

Kritik: Danny Collins

Film, -bu hikayenin bir kısmı gerçek olabilir- gibi çevirebileceğimiz, hafif esprili bir açıklama cümlesiyle başlıyor. 60′larda, Beatlesın tozu dumana kattığı dönemde kendi müziğini yapan bir gençle tanışıyoruz, içine kapanık, henüz kendi gücünün farkında olmayan bir müzisyen bu, karşısında ise onunla röportaj yapan, deyim yerindeyse feleğin çemberinden geçmiş bir dergici var. Röportajda John Lennona olan hayranlığından bahsediyor genç müzisyen, alaycı dergici ise aslında gerçekten ilerde kendisinin de çok ünlü olabileceği ihtimalini ve şöhreti diline doluyor ama o zamanlar neyin ne olduğunun farkında değil belli ki genç müzisyenimiz Danny Collins. devamını oku

Kritik: The Double (Öteki)

  Oyuncu Richard Ayoade’yi, İngiliz komedi dizisi The IT Crowd’un beceriksiz nerd’ü Moss’tan hatırlayabilirsiniz. Fakat Ayoade daha şimdiden ikinci uzun metraj filmi The Double ile bir kez daha karşımıza yönetmen koltuğunda çıktı bile. Baştan belirtmeliyiz ki, bu filmle yönetmen kesinlikle bu işte iyi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. devamını oku

Kritik: Kış Uykusu

    Nuri Bilge Ceylan’ın Altın Palmiyeli filmi Kış Uykusu yönetmene yakışacak şekilde, bize tekrardan insanın ne olduğunu minimal bir üslupla, öylece akıp giden bir 3 saat 16 dakika içinde anlatıyor. Anlatımı, sinematografisi ve metaforlarıyla bir Bergman ve Tarkovski eseriyle kıyaslanabilecek filmin Cannes’da aldığı övgünün boşuna olmadığını anlamak için, en yakın zamanda salondaki koltuğunuzda yerinizi almalısınız. devamını oku

Kritik: Kardeşim İçin (Out of the Furnace)

  Kardeşim İçin, Pennsylvania’da mavi yaka bir işçi kasabasında sınıfın içine sıkışmışlık ve intikamı gerçekçi bir şekilde anlatmayı hedefliyor.    2008 yılının kriz zamanları bu sanayi kasabasını iyiden iyiye çelik fabrikasına bağımlı kılmıştır. Russell (Christian Bale), ölmek üzere olan çelik fabrikası işçisi babasının izinden giderek, kabullendiği yapısal pattern içinde kendine ve kız arkadaşına bir hayat kurmaya çalışmaktadır. Kardeşi Rodney (Casey Affleck) ise kasabadan tek kurtuluş yolu olarak gördüğü ordu için, Irak’ta görev yapmaktadır. Russell’in “kaderine” boyun eğen duruşuna zıt olarak Rodney, kasabanın çıkmaz patterninden kurtulma arzusu içindedir. Fakat kendini en sonunda uyuşturucu, kumar ve dövüş patterninin bir kurbanı olarak bulur. Ağabeyi Russell ise bunun intikamını alacaktır. devamını oku

Kritik: Yarının Sınırında

    Yarının Sınırında’da uzaylılar, aksiyon ve dünyayı uzaylı istilasından kurtaran bir Tom Cruise bir araya gelmiş olabilir. Ama sakın telaş yapmayın; Dünyalar Savaşı filmindeki gibi kafası karışık bir Tom Cruise ile karşılaşmayacaksınız. Üstüne 1990ların o özlediğimiz, karizmasından geçilmeyen Cruise’u geri dönüyor. Tom bir süre önce özel hayatındaki bazı tuhaf heyecanlar ve aksiyonlarla da bizi kendinden bir nebze soğutmuş olabilir. Ama bu filmdeki korkak ve beceriksiz pazarlamacı rolü ve mizahi kabiliyetiyle biraz olsun sempatiyi hak ediyor. devamını oku

ABD'nin Nükleerle Yüzleşmesi: Godzilla Geri Döndü!

Toplumsal krizlerin sinemadaki yansımasının bir örneği olarak Godzilla, 1954’te Japon Toho film yapım şirketi tarafından Hiroşima ve Nagazaki’deki atom bombası saldırılarına bir tepki olarak yaratılmıştı. Hala daha bu saldırıların Japon halkı için taze olduğu bir dönemde Godzilla, nükleer silahların yarattığı felaketleri ve bu silahların insanlar üzerinde yarattığı travma ve korkuyu simgeleyen bir canavardı.  devamını oku
  • toplam: 1,307 yazı