Burak Bayülgen yazdı: Mad Max Fury Road

Burak Bayülgen yazdı: Mad Max Fury Road

  • KRİTİK

Post-apokaliptik dünyanın dikkat çekici özelliklerinden birisi de güncel realitenin üzerini kapsayan bir atlas oluşturduğunda, altta kalan yüzeyin bir kopya kağıdı gibi üst yüzeye çizgiler ve veriler bahşetmesidir. Üst yüzey ile alt yüzey bir ilişki içine girdiğinde altta kalan yüzeyin bir daha geri dönmemecesine kapandığı gibi bir algılayış, güncel realitenin de post-apokaliptik bir yüzey oluşturmadaki etkenlerini göz ardı eder; orijinalini reddederek bir "simulacrum" yaratmaya çalışır. Ama orijinali olmayan bir kopya değildir esas mevzu: Altta kalan yüzeyin anti-estetik payı çirkinleşerek üst yüzey tarafından bir kez daha çizilir, üzerini iyice kaplar. Güncel realitenin alt yüzeydeki çizgileri, Mad Max kaosunda en çirkinleri seçer ve bu çizgileri üst yüzeyde minimalize eder. Bu minimalize ediliş Max’ın ağzından dökülen o az sözcüklerle bile ayırt edilebilir. Bu alt yüzeyde her türlü değerler yatarken, üst yüzeyde değerlerin çarpıtılmış kopyaları yatar; orijinallerinin negatif biçimleri. Aile gibi en çekirdek değerlerin üst yüzeye yansıması yalnızlıktır; ancak aile algısının izlerini her daim taşır üzerinde.

 

Üst yüzeyin alt yüzeyin egzotikliğinden arta kalanları yeniden inşa etmek istemesi üzerine hayatta kalan için alt yüzeyin temsil ettiği değerler, uzun bir aradan sonra en basit ama en fazla önem arz eden şeyleri hedef alır kendisine: İlk olarak petrol, ve sonra su… Alt yüzey bunlar olmadan yaşamayı mümkün kılamaz ama üst yüzey bu keşiflerin yokluğundan bir hayat kurmayı nihai hedef haline getirmek zorundadır. Alt yüzeyden yukarıya kopya veren çizgiler bunlardır. Üst yüzey tazeliğin, ferahlığın ve bolluğun alt yüzeyde ne derece önemli olduğunu bilir ama elinde bu saydıklarımız yoktur. Bilinçliliğiyle yeniden bir hayat ve yaşam konforu kurmaya kalktığında inşa edeceği değerler yokluğun, kıtlığın da bilinçliliğidir. O yüzden gelecekten ziyade geçmişle; değerlerin bolluğundan istifade edilen günlerle ilgilenmek durumundadır.

 

Mad Max: Fury Road bu geçmişi umuda bağlayarak ve alt yüzey değerlerini daha da ön plana çıkararak sanılanın aksine bir ironi yapmaktadır. Neden ironi?... Çünkü alt yüzey değerleri salt değerler olarak su yüzüne çıkmaz; o değerlerin belirli sistemler içinde bir disipline oturtulması gerekmiştir. Alt yüzeyde bu sistemlerin ne derece kusurlu ya da kusursuz işlediğiyle ilgili ipuçları üst yüzeyde tamamen çarpıtılmıştır ki umudun yolu bir kez daha doğulan toprakları arar olmuştur. Ama sistemlerin kusurundan ziyade üst yüzeyi alt yüzeyle birebir değerlendirmenin de bir gereksizliği mevcuttur. Öyle ki umudun çok fazla bir şey peşinde koşmadığı, kusurlunun da bu üst yüzeyde kusursuza yakın formata dönüştürülebileceği fikrine adapte olduğu bir ortamda yeni bir disiplin oluşturmak mümkündür. Güncel realitenin kusurlu/kusursuz disiplinleri, üst yüzeyin parçalanmakta olan geleceğine etki ettiğinde tazelik ve ferahlık gibi kavramları ilkel bir seviyeye indirmek ama bir yandan da çok çok değer atfeden bir yüzeye yükseltmek durumundadır. Böyle bir ironinin söylemi Mad Max: Fury Road gibi post-apokaliptik bir platformda umutla birleşince ister istemez asi ve isyan gibi kavramları da beraberinde getirmektedir. Ama neye ve kime göre asi sorusunu sorduğumuzda alt yüzey parıldar ve güncel realiteye tıpkı bir ispirtolu kalemle çizilmişçesine izler bırakır. Film, bu söylem babında ilerlediğinde umudun kırıntıları da taraf değiştirmek bakımından önem arz eder. Daha ruhani hedefleri olan karakter, bu ruhani hedefi kusurlu bir disiplin içinde yerine getirmek yerine, daha asiye kaçan bir yönelimde de yerine getirebilir kıvama gelir.

 

Alt yüzey ile üst yüzeyin bu ilişkisi Mad Max: Fury Road’un da ifade etmeye çalıştığı söylemdir. Distopyanın kusurlu yüzeyi, alt yüzeyin biriktirdiği değerlerin ilkel ama yüceltilmiş değerleridir. Yalnızlık da bundan beslenir, asilik de, umut da buradan fışkırır, boyun eğmek de…                    
 

YORUM YAZ
YORUMLAR
henüz hiç yorum yapılmamış