Müjde Işıl yazdı: Çılgın Kalabalıktan Uzak/ Far from the Madding Crowd

Müjde Işıl yazdı: Çılgın Kalabalıktan Uzak/ Far from the Madding Crowd

  • KRİTİK

Edebiyat aşıkları için Thomas Hardy’nın eserleri, kitaplıktan çıkartılıp belirli aralıklarla ve yeni olgunluklarla yeniden okunacak, vuruculuğu her yaş dönümüne göre artacak başyapıtlar. Popüler dünyadaki farklı tezahürleri de gayet işlevsel sonuçlar verebiliyor. Misal bizden, “Issız Adam”dan… Filmin hemen başında Ada’yı takip eden Alper, genç kızın sahafta arayıp bulamadığı Çılgın Kalabalıktan Uzak kitabının, yeni baskısını hediye eder. Film boyunca Alper ile Ada, Çılgın Kalabalıktan Uzak’ın şehirde geçen versiyonları olmaya öykünür.       

 

Thomas Hardy’nin başyapıtlarından Çılgın Kalabalıktan Uzak’ın 2015 versiyonunda ise ne bekliyorduk, ne bulduk? Öncelikle yönetmenden başlayalım.  Bilindiği üzere Danimarkalı Vinterberg, Lars von Trier ile birlikte Dogme 95 akımını hayata geçirmiş ve akımın ilk filmini (Festen) yönetmiş bir sinemacı. Yakın zaman önce yönettiği The Hunt, Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Oscar’a aday olmuştu. Dolayısıyla bir filmde özgün imzasını görmeyi umduğumuz sinemacılardan biri kendisi. Ancak ortada bir Thomas Hardy uyarlaması var ve bu tür uyarlamalarda baskınlığın yönetmenden ziyade yazarın kendisinde olması çok doğal. Dolayısıyla Çılgın Kalabalıktan Uzak’ta işin en zahmetli kısmı, yazarın edebi dünyasını uyarlayan senariste düşüyor. Film de işte en çok bu noktada fire veriyor. Daha önce Charles Dickens’ın Büyük Umutlar’ını sinemaya uyarlayan David Nicholls, Çılgın Kalabalıktan Uzak’ın senaryosunda karakterlerin pürüzlü içyüzünü yansıtmakta zayıf kalıyor. Kalabalıktan uzak ama kendi iç dünyalarının sert fırtınalarında çırpınıp duran kahramanların sesi, perdeden yeterince ulaşamıyor seyirciye.    

 

Victoria İngiltere’sinde kendi ayakları üzerinde durmayı tercih eden, evlilikte seçilen değil seçen taraf olmayı hedef edinen Bathsheba Everdene’in 3 erkek ile yaşadığı duygusal çalkantılar, hikayenin temelini oluşturuyor. 3 erkek de ideal ilişki/erkek modelinin farklı yönlerini temsil ediyor. Çiftçi Gabriel Oak sadakati ve güveni, Çavuş Frank Troy (Tom Sturridge) aşkın gözü kör eden pervasızlığını, zengin William Boldwood ise sağlam bir geleceği simgeliyor.

 

Filmin hemen başında Gabriel Oak’ın evlenme teklifini geri çeviren Bathsheba Everdene, bu seçiminden ötürü devrinin çok ötesinde, feminist bakış açısına sahip bağımsız ruhlu bir karakter. Oak’tan etkilenmesine rağmen dünyayı ve başka ilişkileri, erkekleri tanımak istiyor. Oak, Everdene’i adım adım takip ettiği için filmde en doygun karakter olarak öne çıkıyor. Oak’a güveneceğini bilen Everdene’in, hayatına giren diğer iki erkeğe karşı hissettiklerinin filmde karşılığını bulmak ise biraz güç. Özellikle de William Boldwood ile ilişkisinde… Kimseye yüz vermemesinden dolayı, ‘kaçan kovalanır’ düsturuyla Boldwood’a gözü takılan Everdene’in onu elde etmiş olmasından dolayı bir zafer duygusu hissedip hissetmediğini anlayamıyoruz filmde. Zaten Boldwood da ’aradan çekilen’ zayıf bir karaktere dönüşüveriyor nihayetinde. Senaryo, aşka kapısını kapatmış insanların aslında herkesten daha kolay av olabildiğini bir çırpıda geçip, kader mahkumu kafasına bağlıyor hemencecik.  Çavuş Frank Troy’un hikayesi ise geçmişi ve evlilik dönemi ile hikayenin en canlı ayağını oluşturacak iken fazla teatral bir biçime bürünüp etkisizleşiyor filmde. Çılgın Kalabalıktan Uzak’ın bazı diyalog ve sahnesinde benzer teatralliği hissetmek mümkün. Görüntü yönetiminin pastoral senfoni tadındaki planları ise bu handikapları bazen geri plana atmayı başarıyor.    

  

Carey Mulligan’ın Bathsheba Everdene karakteri için doğru oyuncu olup olmadığı tartışmaya açık. Hayatının kontrolünü kendi ellerine almak isteyen bir kadının, çocuk masumiyeti ile yaşının ötesindeki cesareti arasındaki gelgitlerini yansıtmakta çok da başarılı olduğunu söylemek güç genç aktristin.  Buna karşın Matthias Schoenaerts, Tom Sturridge ve Michael Sheen ise baskın performanslar sergilemekte.                                

 

Sözün özü Çılgın Kalabalıktan Uzak, görüntü yönetimi ve erkek oyuncularının performansı ile akıllarda yer edebilecek, ortalama kıvamında bir uyarlama. Zaten asıl zor olanı, Thomas Hardy gibi mükemmel bir yazarın hammaddesi zengin eserlerinden,  ‘sığ’ bir sinema uyarlaması çıkarmak değil mi?

 

 

YORUM YAZ
YORUMLAR
henüz hiç yorum yapılmamış