2013 Festival Raporu: Yarış Başladı

2013 Festival Raporu: Yarış Başladı

  • YAKIN PLAN

Son yıllarda festival takipçilerinin en merakla beklediği bölümlerden biri haline gelen Ulusal Yarışma, festivalin ikinci haftasının gündemine oturmuş durumda. Zaman içinde Uluslararası Yarışma’nın da önüne geçen ve pek çok yerli filmin Türkiye galasına sahne olan bölümde jüri başkanlığını bu yıl yönetmen Tayfun Pirselimoğlu gerçekleştiriyor. Jean François Bourgeot, Bruno Deloye, Komet ve Nihal Yalçın’ın da bulunduğu jüri; 9 Nisan Salı itibariyle değerlendirecekleri filmleri izlemeye başladılar.

 

 

Can Kılcıoğlu’nun ilk uzun metrajı ‘Karnaval’ ve bir önceki çalışması ‘Köprüdekiler’le Altın Lale’yi almış olan Aslı Özge’nin ‘Hayatboyu’ filmlerinin gösterimleriyle başlayan yarışta bu iki filmin de karışık tepkiler aldığını söylemek gerekiyor. Romantik komedi türünde bir ilk film olarak oldukça düzgün bir sinema dili geliştiren ancak senaryosundaki zaaflarla eleştirilen ‘Karnaval’ın yarışta çok ciddiye alınmayacağı tahmin ediliyor. Ancak Kılcıoğlu’nun temiz anlatımı ve başta Serdar Orçin olmak üzere oyuncularından çıkardığı performanslar jürinin dikkatini çekebilir. Ayrıca sıcak ve naif bir yaklaşımla ‘Karnaval’ın yarışmadaki diğer filmlerden farklı bir seyirlik sunuyor olması da jüriyi etkileyebilecek bir unsur.

 

Dünya galasını Berlinale’de yapan ‘Hayatboyu’ ise Özge’nin ilk filmi kadar beğenilmedi gibi gözüküyor. Ancak kulislerde filmle ilgili genel olarak Defne Halman’ın performansı öne çıksa da; Aslı Özge’nin temiz rejisinin de jürinin dikkatini çekme ihtimali yüksek. Özellikle mekan kullanımı ve oldukça ekonomik bir dille karakterlerinin dertlerini anlatıyor olması filmin albenileri arasında yer alıyor. Biraz fazla ‘yabancı’ hissi uyandırsa da Aslı Özge’nin gayet sorunsuz ve kişilikli tavrıyla en iyi yönetmen ödülü için bir şansı olduğunu belirtmek gerekir.

 

Köksüz’e dikkat

 

 

Çarşamba günü ilk kez seyirci karşısına çıkan bir diğer ilk film de Deniz Akçay Katıksız’ın ‘Köksüz’üydü. Hemen hemen herkesin olumlu sözler sarf ettiği film; özellikle gerçekçi üslubu, yaşayan karakterleri ve en önemlisi bunları ete kemiğe başarıyla büründüren oyuncularıyla göz dolduruyor. Katıksız, festival ortamlarında çok bilinen bir isim değil ancak aldığı olumlu tepkilere bakacak olursak bundan sonra ismini sıkça duyacağız gibi gözüküyor. ‘Köksüz’ sinemamızda çok rastlamadığımız; doğal, akıcı, öyküye ve karakterlere hizmet eden diyaloglarıyla senaryo ödülü için öne çıkan bir film. Ulusal yarışma dışında ‘Seyfi Teoman İlk film Ödülü’ne de talip olan film, eğer jüri de bu genel beğeniye katılırsa yüksek ihtimalle kapanış töreninde yüzü gülen taraflardan birisi olacak. İzmir’de yaşayan orta-alt sınıf bir ailenin profilini başarılı bir şekilde çizen film, umuyoruz ki vizyon görme imkanı da bulur. Açıkça söylemek gerekir ki ‘Köksüz’ son yıllarda izlediğimiz en ‘olmuş’ işlerden birisi.

 

Yarışmanın iddialı bir diğer ilk filmi ise Lusin Dink’in William Saroyan’ın ‘memleket’ özlemini anlatan belgeseli ‘Saroyan Ülkesi’. Saroyan’ın 60’larda, ailesinin yuvasına Bitlis’e geri dönüşünü; yazarın kendi metinlerini ustaca harmanlayarak üst sese yerleştiren ve temsili bir yolculuğu peliküle eden Dink’in belgeseli sadece bir bellek yaratmaya hizmet etmeyip aynı zamanda Saroyan’ın ruh halini de çok ayarlı bir duygusallıkla seyirciye aktarmayı başarıyor. Jürinin de bu filme kayıtsız kalmaması gerek.

 

Yozgat Blues da iddialı

 

 

Daha önce ‘Uzak İhtimal’le pek çok övgü toplayan Mahmut Fazıl Coşkun’un ‘Yozgat Blues’u, senaryo kısmında dikkat çeken aksaklıklara rağmen hatırı sayılır bir kitleden de olumlu eleştiriler alıyor. Özellikle Ercan Kesal’ın çok şey kattığı film, işler bir sinema diliyle karşımıza çıkıyor ancak tam olarak hedefi vurduğunu söylemek güç. Yine de şunu söylemek gerek; ‘Yozgat Blues’ ödül töreninde ismi anılacak filmlerinden biri olacak. Özellikle erkek oyuncu dalında şansı çok yüksek. Ancak bunun yanında jürinin de filmle ilgili olumlu düşünenler tarafında olma ihtimalinin yüksek gibi gözüküyor. Muhtemelen erkek oyuncu ödülü dışında adını duyuracağını söyleyebiliriz.

 

Daha önce Adana’da yarışan Derviş Zaim’in ‘Devir’i, Uğur Yücel’in Berlin’den pek olumlu yorumlarla dönmeyen ‘Soğuk’u, festivalin en ana akım çalışması ve muhtemelen bu yüzden dışlanacak olan ‘Kelebeğin Rüyası’, Onur Ünlü’nün merakla beklenen filmi ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’ ve Cemil Ağacıkoğlu’nun şimdilik pek olumlu sözler işitmediğimiz ‘Özür Dilerim’i de yarışmada yer alan filmler arasında. Önümüzdeki günlerde Ulusal Yarışma’ya ayrıntılı bakmaya devam edeceğiz.

 

Twitter: @cambelboy

YORUM YAZ
YORUMLAR
henüz hiç yorum yapılmamış